"EMNİYET KEMERİ HAYAT KURTARIR!.."
Bu doğrudur!
Emniyet kemeri, kazaları önlemeyen ancak meydana gelebilecek yaralanmaları azaltabilen bir güvenlik aracıdır. Pek çok kazada emniyet kemeri kullanımı sayesinde insanların hayatının kurtulduğunu biliyoruz. Ancak bir emniyet kemerinin görevini yerine getirebilmesi için, onu kullanan kişinin boyuna ve kilosuna uygun şekilde bağlanmış olması gereklidir. Bu nedenle çocukların kullanacağı emniyet kemerinin seçimi ve kullanım şekli çok önem taşır.
Emniyet kemeri kullanmamak bir hata olmakla birlikte, kullanan kişilerin de bazı konularda sık sık hata yaptıklarını görüyoruz. Bunlardan bazıları:
Kısa mesafelerde ve düşük hızlarda emniyet kemeri takmamak:
Oysa düşük hızlarda bile ciddi yaralanma tehlikesi vardır ve bunun için en iyi önlem emniyet kemeri takmaktır.
Arka koltukta otururken emniyet kemeri takmamak:
Oysa arka koltukta kemer takmadan oturan bir kişi yalnızca kendini değil kaza sırasında fırlayıp çarpabileceğinden diğerlerini de tehlikeye atmaktadır.
Hava yastığı var diye emniyet kemeri takmamak:
Oysa emniyet kemerini takmayan bir kişi, sadece hava yastığının şiddetle çarpması yüzünden yaralanabilir hatta ölebilir.
ÇOCUKLARIN YERİ ÖZELDİR!
Otomobillerde çocuk koltuklarının kullanılmasının nedeni, araç içinde bulunan bir çocuğun kaza anında oturduğu yerden fırlayıp savrulmasını önlemektir. Eğer bu önlenemezse kaza anında aracın iç yüzeyine şiddetle çarpabilirler. Bunun sonuçlarını tam olarak önceden kestirmek mümkün değilse de en azında ağır şekilde yaralanacaklarını tahmin etmek güç değildir. Bir çocuk koltuğu kullanılması halinde ise özellikle bu yaralanmanın şiddetini azaltmak mümkün olduğu gibi bazı hallerde tümüyle önüne geçmek de mümkündür.
Çocuk koltukları, bebekler için ayrı, yürümeyi yeni öğrenmiş çocuklar için ayrı ve okul çağındaki küçük çocuklar için ayrı olmak üzere üç grup olarak incelenebilir. Bunların kullanım amaçları aynı ise de kendi özelliklerine göre kullanılması gereklidir.
Bütün çocuklar için boy ve kilolarına uygun büyüklükte bir koltuk ya da yükseltici seçilmelidir. Aksi halde emniyet kemeri bağlamak herhangi bir yarar sağlamayacaktır.

YOLUNUZ AÇIK OLSUN... GÜVENLİ YOLCULUKLAR!..
Trafik ortamında sürücü, yaya ya da yolcu olarak bulunabiliriz. Bunlar arasında en önemlisi sürücülerdir sanılsa da, aslında tümünün bulundukları ortamda az ya da çok değişen görevleri, sorumlulukları vardır. Bunların hepsi kendileri ve trafik çevresini paylaştıkları kişiler için çok önem taşır.
Yolcu olarak trafikte bulunan kişilerden beklenen en temel konu, davranışlarının sürücünün araç kullanmasını güçleştirmemesine özen göstermeleridir.
Bir toplu taşım aracında belirlenen duraklar dışında inip binmek için ısrar etmemek, araç içinde yalnızca yolculara ayrılan yerleri kullanmak, fazla yük, bagajla binmemek, kendi eşyaları arasında tehlikeli madde taşımamak, durakta beklerken sıraya uymak, diğer yolcuların haklarına saygılı olmak, bunun dışında sürücüyü araç kullanırken sorularla ya da sohbetle meşgul etmemek gibi...
Uzun yol otobüsleri için de bütün bu kurallar geçerlidir. Yolcuların araç içi güvenlik amacıyla konmuş kurallara uymak, cep telefonu ve benzeri elektronik araçları yolculuk boyunca kapalı tumak, emniyet kemerini bağlamak, yolculuk sırasında araç içinde dolaşmamak gibi...
Tüm yolcular, özellikle toplu taşım araçları ya da başkalarıyla paylaşılan yolcu otobüsleri, servis araçları içinde ya da kısa süre için kiralanan taksi vb. araçlarla seyahat sırasında belli kurallara uygun hareket ederek kendi güvenliklerini ve başkalarının güvenliğini tehlikeye atmamakla yükümlüdürler.
Trafikte Yaya Olmak;
Trafik ortamında sürücü, yaya ya da yolcu olarak bulunabiliriz. Her durumda nasıl davrandığımız, nasıl hareket ettiğimiz trafik çevresini paylaşmakta olduğumuz kişiler için çok önem taşır. Davranışlarımızın açık ve anlaşılır olması, ne tür bir harekete hazırlandığımız konusunda "trafik işaret dilini" kullanarak çevremize anlaşılır bir bilgi vermemiz gereklidir.
Trafik ortamında yaya olarak bulunduğumuz yerin gerçekten yayalar için ayrılmış bir yer olması gerekir. Buna rağmen zaman zaman, özellikle karşıdan karşıya geçişlerde araçların kullandığı yola çıkmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda uymak zorunda olduğumuz kuralları bilmek ve uygulamak gereklidir.

“Büyüyünce ne olacaksın?” Bu soru size sık sık sorulur mu? Bir meslek seçmek için belki henüz çok erken... Belki de bazılarınız hangi işin kendisini en çok mutlu edeceğinin farkına vardı bile... Peki, aranızda trafik güvenliği alanında çalışmayı düşünenler var mı?
Trafik güvenliğini geliştirmek, trafik kazalarının sayısını azaltmak için çalışan pek çok kişinin arasına katılmak, bu önemli çalışma alanında bir şeyler üretmek ister misiniz?
KİMLER NE YAPIYOR?
Trafik güvenliği, bir çalışma alanı olarak, çok değişik mesleklerden gelen kişilerin katkı sağladığı, ortak çalışmalar yaptığı bir alandır. Trafik güvenliği alanında çalışmak denilince bir çoğumuzun aklına belki de yalnızca trafik polisliği geliyor olabilir. Oysa bu alanda başka mesleklerin de katkısı gereklidir. Belki siz de ileride seçeceğiniz meslekte trafik güvenliği için çalışanların arasına katılacaksınız.
Aranızdan bazıları ulaşım planlamacısı olacak. Etkili, verimli bir taşımacılık programı geliştirecek. Belki de bir kaza analisti olup kazaların nedenleri üzerinde inceleme yapacaksınız... Şehir plancısı olacak ve güvenli yaya yolları, oyun pakları, karayolları olan kentler tasarlayacaksınız.
Belki bir tasarımcı olup küçük bir çantada taşınabilen kullanışlı bir bisiklet tasarlayacaksınız. Ya da insanın en rahat kullanabileceği otomobili, en güvenli araç koltuklarını... Ya da en rahat okunan ve anlaşılan trafik işaretlerini tasarlayacaksınız.
Bir elektronik mühendisi olup otoyolda hız yapan araçları belirleyen en ekonomik ve etkili hız alıcılarını siz geliştireceksiniz.
Sürücülük öğretmeni olacaksınız... Öğrencilerinize nasıl daha güvenli araç kullanabileceklerini öğreteceksiniz.
Belki de bir trafik psikoloğu olacaksınız ve sürücülerin hatalı davranışlarının nasıl düzeltilebileceği konusunu araştıracaksınız. Ya da öyle testler geliştireceksiniz ki bunlarla en yetenekli otobüs sürücülerini, kamyon sürücülerini, okul taşıtı sürücülerini seçebileceksiniz.
Hukuk öğrenimi görecek ve bir trafik mahkemesinde hakim ya da trafik suçları üzerinde uzmanlaşmış bir avukat olacaksınız.
Bir fizikçi olacaksınız ve öyle bir madde bulacaksınız ki en hafif ve en güçlü bisiklet kasklarının yapımında o madde kullanılacak.
İletişim uzmanı olup etkili trafik güvenliği kampanyalarını düzenleyeceksiniz ya da bir grafiker olup trafik güvenliği kampanyalarında kullanılacak resimleri çizeceksiniz... Belki de siz bir sinema yönetmeni olacak bu kampanyaların filmlerini çekeceksiniz.
Trafik güvenliği uzmanı olacaksınız. En güvenli yolculuklar için nelere dikkat edilmesi gerektiği konusundaki bilgilerinizden herkes yararlanacak...
Bilgisayar programcılığı öğrenecek ve kaza sayıları, yaralı sayıları ile ilgili bilgileri hızla toplayan bir bilgisayar programı yapacaksınız... İstatistikçii
Belki yaralılara müdahale eden bir kurtarma görevlisi ya da bir hekim olacaksınız. Belki de yolların, caddelerin geometrisini hesaplayan, güvenli yollar inşa eden bir mühendis olacaksınız.
İşte çocuklar, trafik güvenliği, pek çok farklı mesleğin katkısını gerektiren bir alandır. Belki de sizin aklınızda şu anda burada olmayan başka bir meslek vardır. Bu mesleğin trafik güvenliğine katkısı var mı? Olabilir mi? Siz neler yapabilirsiniz? Ara sıra bu konuda düşünmeye ne dersiniz?
Sevgili Çocuklar,
Okulunuzda yada sınıfınızda trafik güvenliği konulu bir köşeniz var mı?
Trafik güvenliği konusunda söylemek istedikleriniz, ilginç projeleriniz, çözüm önerileriniz var mı?
Eğer böyle etkinlikleriniz varsa ya da hazırlamak isterseniz bu sayfalar sizin için..
Hemen öğretmeninizle konuşup sınıfınızdaki ya da okulunuzdaki çalışmalarınız hakkında bir dosya oluşturun. Bu dosyaları oluşturduktan sonra bize yazın...
Sizden haber bekliyoruz... ( usaktrafik@egm.gov.tr )
OKUL GEÇİDİ GÖREVLİLERİ

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 134. ve Yönetmeliği’nin 187. maddesi gereği ilk ve orta dereceli okul öğrencilerinin okul önlerinde ve geçitlerinde güvenli şekilde okula giriş ve çıkışlarını sağlamak amacıyla istekli öğretmen, veliler ve 11 yaşını bitirmiş öğrenciler Okul Geçidi Görevlisi olabilirler.
Okul Geçidi Görevlileri, İl Emniyet Müdürü'nün koordinatörlüğünde, Şehir içi Trafik Denetleme Şube Müdürü, Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürü ile Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tayin ettiği 2 eğitim uzmanından oluşan komisyonca seçilmekte, seçilenler pratik ve uygulamalı eğitimden geçirilmektedirler. Başarılı olan adaylara ise İl Emniyet Müdürlüğü tarafından imzalanan “Okul Geçidi Görevli Belgesi” verilmektedir.
2004 yılında 11.713, 2005 yılında 9.134, 2006 yılında 4.101, 2007 yılında 1,239, 2008 yılında ise şu ana kadar 500 kişi Okul Geçidi Görevlisi pratik ve uygulamalı eğitiminden geçerek başarılı olmuş ve kendilerine “Okul Geçidi Görevlisi Belgesi” verilmiştir.
Okul Geçidi Görevli Belgeleri'nin basım işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğü Basımevi Şube Müdürlüğü'nce yapılmakta olup, illerimize gelen talepler doğrultusunda gönderilmektedir.

|