İhbarların ve işlenen ya da işlenmekte olan suçların bilgilerinin o yerde ve zamanında alınmasını sağlar. Vatandaşların şikâyetlerini telefonla, internetle ya da yasal diğer yöntemlerle yapmaları konusunda bilgilendirilmelerine ve yönlendirilmelerine imkân verir.Polisin ve diğer kurumların hizmet alanları, sorumlulukları ya da muameleleri konusunda danışmanlık yapmalarına ve onları bilgilendirmelerine olanak verir. TDP hizmetlerinde her türlü taşıt kullanılabilir. Ancak önemli olan kullanılan taşıtın niteliği ve ne olduğu değil, her TD-P’nin yeri ve zamanı geldiğinde kullandığı taşıttan ayrılarak vatandaşla diyalog kurması, görevi sırasında iletişime açık bir konumda bulunmasıdır. İletişime açık olma TDP hizmetlerini yürütenler için vazgeçilmezdir. Toplumun bütün kesimlerinin, suç ve her türlü tehlikeden korunmasını sağlamak bakımından uyarıcı, hizmetleri tanıtıcı ve uygulamayı şekillendirici yönde toplantılar gerçekleştirilir. Toplumu, güvenlik hizmetlerinin yürütülmesine ve önleyici tedbirlerin alınmasına dâhil ederek insanlarda güvenlik bilinci ve anlayışının oluşturulması sağlanır. TDP hizmetlerinin yürütülmesinde bu nitelikte çalışmalar iki koldan yürütülür: Öncelikle TDP hizmet biriminde hazırlık çalışması yapan, TDP hizmetleri için alt yapıyı hazırlayan bir grup bulunur. Alanda görevli TD-P’ler de bu çalışmaların, planlanan program ve kampanyaların vatandaşa iletilmesinde görev alır. Önleyici güvenlik hizmetleri çerçevesinde yürütülen kampanyaların, programların yaygınlaştırılmasında ve topluma duyurulmasında, genel güvenliğin sağlanmasında polisle işbirliği yapanlara, toplum temsilcilerine ve gönüllü kişilere sorumluluk verilir, onların da çalışmalara dâhil olması sağlanır. TDP hizmetleri, görevli olunan sorumluluk alanının bütününe yaygınlaştırılacak şekilde yürütülür. Toplumsal talep ve isteklerin tam anlamıyla hizmete yansıtılabilmesi bakımından makro düzeyde (geniş çaplı) yaklaşımlardan kaçınılır, polisiye hizmetlerin yürütülmesinde mikro (özele ve dar alana odaklanan) yaklaşımlar benimsenir. TD-P’ler, yerel ve mikro alanlardaki sıkıntılara odaklanır ve bunların çözümünü sağlamaya yönelik tedbirlerin alınması ve çözümlerin hayata geçirilmesine çalışır. Hizmet bütüne odaklı bir anlayışla mikro çerçevede ve birey odaklı yürütülür.Polis, sorumluluk alanı itibariyle güvenlik hizmetlerinin yürütülmesinde bütün görev alanından sorumludur. Genel güvenlik ve asayişin sağlanması için TDP hizmetleri mikro alanlara nüfuz etmek durumundadır. Mikro anlamda tespiti yapılamayan ve çözüm yolları araştırılmayan problemlerin bilahare daha da büyük sorunlara neden olabileceği dikkate alınır. Toplum geneline hâkim olan güvensizlik hissinin, tedirginliğin ve suç korkusunun ortadan kaldırılması yönüyle toplumun en küçük oluşumlarına (arkadaş grupları, ihtiyar meclisleri vb.) dâhil olmaya çalışılır ve yerleşim alanlarının en küçük yapılanması konumundaki sokak ve mahallelere odaklanılır.Güvenlik ihtiyacının karşılanması ve topluma güven verilmesi bakımından belirli bölgelere veya kişilere odaklanan değil, her yere ve kişiye aynı düzeyde hizmet sunan bir anlayış benimsenir. ![]() AMACI GENEL AMAÇBu standardın genel amacı; Türkiye’de güvenlik hizmetlerinin toplumun katılım ve desteğini sağlamak suretiyle etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesini, toplum-polis ilişkilerinin geliştirilmesini, suçla mücadelenin güçlendirilmesini ve polislik hizmetlerinde çağdaş uygulamaların yaşama geçirilmesini sağlamaktır.STRATEJİK AMAÇStratejik amaç, toplumsal katılımı sağlayan, çevrenin sosyal yapısıyla bütünleşmiş, topluma olabildiğince yakın, kaliteli güvenlik hizmeti sunan ve toplumun güvenlik taleplerine her durumda cevap veren, güvenlik olgusuna bütüncül yaklaşan örnek bir polis modeli oluşturmak ve bu modeli ülke geneline kademeli olarak yaygınlaştırmaktır. Polis görevlerinin bir gereği olarak toplumla sürekli ve zorunlu ilişkilerde bulunmaktadır ve tüm eylem ve işlemlerini yasalara uygun biçimde gerçekleştirmek, yasaları vatandaşlara eşit şekilde uygulamak, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini rahatça kullanabilecekleri ortamı yaratmakla yükümlüdür. Polis yasalarda belirlendiği biçimde temel hak ve özgürlükleri gerektiğinde kısıtlayabilmekte, yerine göre silah ve zor kullanabilmektedir (TC Anayasası madde:13,14,15). Ancak bu tür zorlamaların altında yatan asli gaye toplum güvenliğinin tesis edilerek hayat kalitesinin yükseltilmesi ve halka yaşanılır bir ortam yaratılmasıdır. Toplum destekli polisliğin temel olarak hedeflediği konuları üç maddede özetlemektedir: •Vatandaşlarla daha iyi ilişkiler kurmak. •Suçtan mağdur olma korkusunu azaltmak. • Suç oranlarını azaltmak.Genel bir ifadeyle toplum destekli polisliğin amacı, toplum güvenliğinin sürekliliğinin sağlanması, bu sürekliliğin kaybolduğu zaman dilimlerinin de mümkün olduğu kadarıyla azaltılmasıdır. Bu nedenle toplumla kurulan polis işbirliği, yalnızca polisin tespit ve değerlendirmelerine bağlı kalınmaksızın suçtan mağdur olan ve suça maruz kalan toplumun kendi sorunlarını polise aktarması ve vatandaşların her birinin suç karşısında polisiye sorumluluğu taşımalarının teşvik edilmesi bağlamında, toplumun da tespit ve değerlendirmelerinin göz önüne alınarak suça karşı kollektif bir çalışma yapılmasını amaçlamaktadır.UYGULAMAYA İLİŞKİN AMAÇLARTDP’nin uygulamaya ilişkin amaçları, TDP’nin temel ilkeleri dikkate alınarak uygulanacağı yerin sosyo-kültürel yapısına, demografik (nüfusla ilgili), ekonomik ve diğer koşullarına göre belirlenir. Toplum Destekli Polislik uygulamaları kapsamında güvenlik hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin yükseltilmesi ve polis-toplum ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik aşağıda belirtilen etkin çalışmalar gerçekleştirilecektir;• Toplumun öncelikli güvenlik beklentileri ve önerilerinin tespitine yönelik güvenlik memnuniyet ölçümleri yapılarak, müşteri odaklı hizmet anlayışı geliştirilecek,• Toplum temsilcileri (Sokak/Site, Komşular Birliği, Mahalle Komşular Birliği, Kent Güvenlik Danışma Kurulu) ile periyodik güvenlik sorunlarını paylaşım toplantıları düzenlenerek, toplumun güvenli yaşama katılım ve katkıları sağlanacak,• Toplumda suçtan mağdur olmuş şahıslara Toplum Destekli Polis temsilcileri tarafından psikolojik ve moral destek sağlanacak,• Eğitim çağındaki çocuklarımızın ve gençlerimizin suçlara ve kötü alışkanlıklara karşı korunmasına yönelik etkin çalışmalar yürütülecek,• Suçların oluşumuna etki eden olumsuz faktörlerin belirlenmesi ve giderilmesine yönelik ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlanarak çalışmalar yürütülecek,• Halkın suçlara karşı kendini koruma arzusu ve güvenli yaşamın sağlanmasına yönelik toplumsal bilinçlendirme etkinlikleri yapılacak,• Toplumda meydana gelen olayların sosyal, ekonomik, psikolojik ve diğer nedenlerini araştırmaya yönelik Polis – Üniversite/Eğitim Kurumları işbirliğinde bilimsel çalışmalar yapılacak,• Toplumsal kesimlerin, sosyal ve kültürel etkinliklerine katılımı sağlanarak, polis - halk ilişkisi geliştirilecek,• Suçların önlenmesine yönelik gerçekçi verilere dayalı suç analizleri ve suçlu profillerinin çıkartılması sağlanacak,• Toplumda oluşan güvenlik kaygısı ve suç korkusunun giderilmesi ve kentlerdeki yaşam kalitesinin yükselmesine yönelik etkin çalışmalar yapılacak,• Önleyici güvenlik hizmetleri kapsamında halkı bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik programlar ve kampanyalar düzenlenecek,• Güvenlikte toplumsal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi kapsamında panel, konferans, seminer, sempozyum ve benzeri toplumsal etkinlikler düzenlenecek,• Toplum Destekli Polislik hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırmaya yönelik personel eğitimleri çağın gereklerine uygun geliştirilerek, personel güncel şartlara uyumlu hâle getirilecek,• Güvenlik konusundaki toplumsal beklenti ve gereksinimlere cevap verebilmek için hizmetlere uygun nitelikte uygulama projeleri ve modelleri geliştirilecek,• Çağın gereklerine uygun geliştirilen Toplum Destekli Polis anlayışının bütün personele yaygınlaştırılması için etkin çalışmalar gerçekleştirilecektir. NEDEN TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK? Güvenliğin sağlanması, çağdaş devletlerin olmazsa olmaz ilkeleri arasında yer almakta ve devletlerin var olma nedenlerinin başında gelmektedir. İç güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi bakımından kamu düzeninin korunması ve devamının sağlanması, toplumun emniyet içinde varlığını sürdürmesi yönüyle vazgeçilmezdir. Polisin faaliyetlerine yön veren toplumsal ihtiyaçlar ve taleplerdir. Suç ve suçluluk toplumsal gündemi işgal eden konuların başında gelmektedir. Polisiye hizmetlerin, bu çerçevede genel güvenlik hizmetlerinin ve suçla mücadelenin sadece polis hizmetleri eksenli değil, çok yönlü ve bütüncül bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bunu sağlamanın temel yöntemlerinden birisi de, Toplum Destekli Polislik hizmetlerinin yaşama geçirilmesidir. Genel anlamda polislik faaliyetleri olarak isimlendirilen bu hizmetler kapsamında, suçla mücadeleyi etkin kılmanın ve güvenli bir ortamı sağlamanın, güvenlik hizmetlerine toplumun katılımı ve desteğiyle mümkün olacağı açıktır. Gelişmiş demokratik ülkelerin çoğunluğunda başarılı bir şekilde uygulanan “Toplum Destekli Polislik” anlayışının, ülkemizde de hayata geçirilmesi vazgeçilmez bir gereklilik hâline gelmiştir. Bu amaçla Ülkemizin AB’ye üyelik sürecinde, “Toplum Destekli Polislik (TDP) Twinning (Eşleştirme) Projesi” Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Proje sürecinde yurt içinde ve yurt dışında yapılan çalışmalar neticesinde önemli aşamalar kaydedilerek “Toplum Destekli Polislik Türkiye Modeli” oluşturulmuş, 31.05.2006 tarih ve 49 nolu Bakanlık Genelgesi ile 15 Haziran 2006 tarihinde; ülkemizin özellikleri göz önünde bulundurularak öncelikle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Kayseri, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır ve Antalya illerinde pilot uygulama için belirlenen bölgelerde başlanmıştır. Toplum Destekli Polislik Pilot Uygulaması’na başlanmıştır. Toplum Destekli Polislik Pilot Uygulaması çerçevesinde; amir ve memur sınıfından 600 personele “Toplum Destekli Polislik Temel Eğitim Kursu” verilmiş, Toplum Destekli Polislik hizmetlerini yürütmek üzere 10 pilot ilimizde Toplum Destekli Polislik Büro Amirlikleri kurulmuştur. Toplum Destekli Polislik hizmetleri, bu yönüyle toplumun güvenlik talebine göre şekillenen bir anlayışın polisiye hizmetlerde yaşama geçirilmesi anlamına gelmektedir. Toplumsal sorunlara odaklanan ve çözümlerin bütüncül bir çerçevede ele alınarak toplumun bütün kesimlerinin, kurumlarının ve devlet organlarının yer aldığı bir hizmet anlayışının bu açıdan artık çağın bir gerekliliği olduğu kabul görmektedir. Toplum Destekli Polislik Projesi’nin genel amacı; Türkiye’de güvenlik hizmetlerinin toplumun katılım ve desteğini sağlamak suretiyle etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesini, toplum-polis ilişkilerinin geliştirilmesini, suçla mücadelenin güçlendirilmesini ve polislik hizmetlerinde toplumun güvenlik memnuniyetini yükseltmeye yönelik çalışmaların yaşama geçirilmesidir. Toplum Destekli Polislik uygulamaları kapsamında güvenlik hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin yükseltilmesi ve polis-toplum ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik aşağıda belirtilen etkin çalışmalar gerçekleştirilecektir; 1. Toplumun öncelikli güvenlik beklentileri ve önerilerinin tespitine yönelik güvenlik memnuniyet ölçümleri yapılarak, müşteri odaklı hizmet anlayışı geliştirilecek, 2. Toplum temsilcileri (Sokak/Site, Komşular Birliği, Mahalle Komşular Birliği, Kent Güvenlik Danışma Kurulu) ile periyodik güvenlik sorunlarını paylaşım toplantıları düzenlenerek, toplumun güvenli yaşama katılım ve katkıları sağlanacak, 3. Toplumda suçtan mağdur olmuş şahıslara Toplum Destekli Polis temsilcileri tarafından psikolojik ve moral destek sağlanacak, 4. Eğitim çağındaki çocuklarımızın ve gençlerimizin suçlara ve kötü alışkanlıklara karşı korunmasına yönelik etkin çalışmalar yürütülecek, 5. Suçların oluşumuna etki eden olumsuz faktörlerin belirlenmesi ve giderilmesine yönelik ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlanarak çalışmalar yürütülecek, 6. Halkın suçlara karşı kendini koruma arzusu ve güvenli yaşamın sağlanmasına yönelik toplumsal bilinçlendirme etkinlikleri yapılacak, 7. Toplumda meydana gelen olayların sosyal, ekonomik, psikolojik ve diğer nedenlerini araştırmaya yönelik Polis – Üniversite/Eğitim Kurumları işbirliğinde bilimsel çalışmalar yapılacak, 8. Toplumsal kesimlerin, sosyal ve kültürel etkinliklerine katılımı sağlanarak, polis - halk ilişkisi geliştirilecek, 9. Suçların önlenmesine yönelik gerçekçi verilere dayalı suç analizleri ve suçlu profillerinin çıkartılması sağlanacak, 10. Toplumda oluşan güvenlik kaygısı ve suç korkusunun giderilmesi ve kentlerdeki yaşam kalitesinin yükselmesine yönelik etkin çalışmalar yapılacak, 11. Önleyici güvenlik hizmetleri kapsamında halkı bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik programlar ve kampanyalar düzenlenecek, 12. Güvenlikte toplumsal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi kapsamında panel, konferans, seminer, sempozyum ve benzeri toplumsal etkinlikler düzenlenecek, 13. Toplum Destekli Polislik hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırmaya yönelik personel eğitimleri çağın gereklerine uygun geliştirilerek, personel güncel şartlara uyumlu hâle getirilecek, 14. Güvenlik konusundaki toplumsal beklenti ve gereksinimlere cevap verebilmek için hizmetlere uygun nitelikte uygulama projeleri ve modelleri geliştirilecek, 15. Çağın gereklerine uygun geliştirilen Toplum Destekli Polis anlayışının bütün personele yaygınlaştırılması için etkin çalışmalar gerçekleştirilecektir. 2006 yılında 10 pilot ilde uygulamasına başlanan Toplum Destekli Polislik Projesi aşamalı olarak ülke geneline yaygınlaştırılmış ve 1 Nisan 2008 tarihi itibariyle 51 ilde uygulamaya başlanmıştır. YASAL DAYANAKLAR TDP çalışmalarına dayanak oluşturan yasal düzenlemeler, düzenlendiği mevzuatın başlıklarına uygun olarak aşağıda sıralanmıştır: 1.1. Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken 1982 Anayasası hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Devletin Temel Amaç ve Görevleri Madde 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Kanun Önünde Eşitlik Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. (Ek fıkra: 07.05.2004 – 5170 S.K./1.mad) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği Madde 12 - Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. Kişinin Dokunulmazlığı, Maddi ve Manevi Varlığı Madde 17/1 - Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Madde 19/1 - Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Dernek Kurma Hürriyeti Madde 33 - (Değişik madde: 03.10.2001 – 4709 S.K./12. md.) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir. Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır. Ailenin Korunması Madde 41 - Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Madde 48 - Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. Çalışma Hakkı ve Ödevi Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik fıkra: 03.10.2001 – 4709 S.K./19. md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. (Mülga fıkra: 03.10.2001 – 4709 S.K./19. md.) Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması Madde 56 - Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Gençliğin Korunması Madde 58 - Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzelkişiliği Madde 123 - İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur. Mahalli İdareler Madde 127 - Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. Merkezi İdare Madde 126 - Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir. KAMU HİZMETİ GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ HÜKÜMLER Genel İlkeler Madde 128 - Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir. Görev ve Sorumlulukları, Disiplin Kovuşturulmasında Güvence Madde 129 - Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Kanunsuz Emir Madde 137 - Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır. 1.2. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken PVSK hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 1 - Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eder. Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar. Madde 2 - ( Değişik madde: 16.07.1965 – 694/2 md.) Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır. A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak, B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak, Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz. Aşağıda yazılı hallerde: I - Can, ırz veya mal emniyetini korumak için, II- Devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümlerin faillerini yakalamak veya delillerini tespit etmek için, III- Devlet kuvvetleri aleyhine, yalnız veya toplu olarak taarruz veya mukavemette bulunanları yakalamak veya bunların taarruz veya mukavemetlerini def etmek için, IV - Hükümete karşı, şiddet kullanan veya gösteren veya mukavemet edenlerin yakalanması, taarruz veya mukavemet edenlerin def edilmesi için, V-Zabıtaca muhafaza altına alınan şahıslara, bina veya tesislere, meskûn veya gayri meskûn yerlere vaki olacak münferit veya toplu tecavüzleri def etmek için, VI - Ağır cezalı bir suçun sanığı olarak yakalandıktan sonra zabıta kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan şahısların yakalanması için, VII - İşlenmekte olan bir suçun işlenmesine veya devamına mani olmak için, VIII - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda, zabıta tarafından suç delillerinin tespiti veya suç faillerinin yakalanması maksadıyla yapılacak aramalar için, IX - Kanunsuz toplantı veya kanunsuz yürüyüşleri dağıtmak veya suçlularını yakalamak için, X - Yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi afetlerde olay yerinde görevlilerce alınması gereken tedbirler için, XI - Umuma açık yerlerde yapılan her türlü toplantı veya yürüyüşlerde veya törenlerde bozulan düzeni sağlamak için, XII - Herhangi bir sebeple tıkanmış olan yolların trafiğe açılması için, XIII - Yukarıdaki maddeler dışında diğer kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle yapmaya mecbur tutulduğu haller için, Yetkili amir tarafından verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemez Madde 11 - (Değişik madde: 16.06.1985 – 3233/3 md.) Polis; A) Genel ahlak ve edep kurallarına aykırı olarak; utanç verici ve toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanlar ile bu nitelikte söz, şarkı, müzik veya benzeri gösteri yapanları, B) Çocuklar, kız ve kadınlar ile genç erkeklere sözle veya herhangi bir şekilde sarkıntılık edenleri, kötü alışkanlıklara ve her türlü ahlaksızlığa yönelten ve teşvik edenleri, C) (Değişik bent: 03.08.2002 – 4771 S.K./10. md.) Genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satanları, (Mülga fıkra: 03.08.2002 – 4771 S.K./12. md.) Madde 12 - (Değişik madde: 03.08.2002 – 4771 S.K./10. md.) Kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, eğlence, oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı yerlerde ons ekiz yaşından küçükler çalıştırılamaz. Polis bar, pavyon, gazino, meyhane gibi içkili yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile ons ekiz yaşını doldurmamış küçüklerin girmesini meneder. Bu madde hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 17 inci, işyerleri hakkında da 6 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır. Madde 14 - Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe men olunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında Ceza Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır. Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır. Madde 19 - Polis; sokak, meydan ve umuma mahsus yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki vasıflara uygun olmayan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş olarak veya seyrüseferin intizam ve selametini bozacak surette idare edenleri çalışmaktan men eder. Madde 20 - (Değişik madde: 26.06.1973 – 1775/4 md.) Zabıta, imdat istenmesi veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi halleri ile ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam olunmasına mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine girebilir. Zabıta aşağıda yazılı hallerde üniversite, bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların binalarına veya bunların eklerine girebilir. A) Üniversite binaları veya ekleri içinde, kurumun imkânlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin zabıtadan yardım talep etmeleri halinde, B) Herhangi bir davet veya izne bağlı olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman, Fıkranın (A) bendinde gösterilen hallerde talep derhal yerine getirilir, (...) İlgili kurumlar kovuşturma dolayısıyla zabıta kuvvetlerine gereken her türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Madde 23 - Umumi ve hususi kanunlarla polise verilen ve bu kanunda yazılı bulunmayan vazife ve salahiyetlerin hükümleri bakidir. Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk emri verene aittir. 1.3. 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanunu TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken ETK hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 1 - Memleketin umumi emniyet ve asayiş işlerinden Dâhiliye Vekili mesuldür. Dâhiliye Vekili bu işleri, kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Umum Müdürlüğü ile Umum Jandarma Komutanlığı ve icabında diğer bütün zabıta teşkilatı vasıtasıyla ifa ve lüzum halinde İcra Vekilleri Heyeti kararıyla ordu kuvvetlerinden istifade eder. Merkez, Taşra ve Yurt Dışı Teşkilatı Madde 16 - (Değişik madde: 26.08.1988 - KHK 341/1 md; Değiştirilerek kabul: 12.01.1989 – 3518/1 md.) Emniyet Genel Müdürlüğü, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatından oluşur. A) Merkez teşkilatı; a) Teftiş Kurulu Başkanlığı, b) Hukuk Müşavirliği, c) Daire Başkanlıklarından, Meydana gelir. Daire başkanlıkları, ihtiyaca göre kurulan en az üç şube müdürlüğü veya koruma müdürlüğünden, şube müdürlükleri veya koruma müdürlükleri en az üç büro amirliğinden meydana gelir. B) Taşra teşkilatı; İllerde il emniyet müdürlükleri, ilçelerde ilçe emniyet müdürlükleri veya ilçe emniyet amirlikleri ile güvenlik hizmetlerine ilişkin diğer birimlerden oluşur. İçişleri Bakanlığının uygun göreceği yerleşim alanlarında, polis teşkilatı birimi kurulabilir. C) Yurt dışı teşkilatı; İçişleri Bakanlığı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurt Dışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname esaslarına uygun olarak yurt dışı teşkilatı kurmaya yetkilidir. Emniyet teşkilatı birimlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. 1.4. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken İl İdaresi Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 4/1 - İl genel idaresinin başı ve mercii validir. Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre illerde lüzumu kadar teşkilat bulunur. Bu teşkilatın her birinin başında bulunanlar il idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar ilin ikinci derecede memurlarıdır. Bu teşkilat valinin emri altındadır. Madde 9/1–9/1-A - Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla: A) Valiler, ilin genel idaresinden her Bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlar, Bakanlıklarına ait işleri için valilere re''sen emir ve talimat verirler. Bakanlar, valiler hakkında Bakanlar Kuruluna taltif ve tecziye teklifinde bulunabilirler. Madde 11/A-B-C - A) Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür. B) Memleketin sınır ve kıyı emniyetini ve sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür. C) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. Bu hususta alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır. Madde 27 - İlçe genel idaresinin başı ve mercii kaymakamdır. Kaymakam, ilçede Hükümetin temsilcisidir. İlçenin genel idaresinden kaymakam sorumludur. Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre ilçede lüzumu kadar teşkilatı bulunur. Bu teşkilat (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat hariç) kaymakamın emri altındadır. Madde 28 - İlçedeki genel idare teşkilatının başında bulunanlar ilçe idare şube başkanlarıdır. Bunların emri altında çalışanlar ilçenin ikinci derecede memurlarıdır. Kaymakamların Hukuki Durumları, Görev ve Yetkileri Madde 31/A-B - A) Kaymakam, kanun, tüzük yönetmelik ve Hükümet kararlarının neşir ve ilanını, uygulanmasını sağlar ve bunların verdiği yetkileri kullanır ve ödevleri yerine getirir. Kaymakam, valinin talimat ve emirlerini yürütmekle ödevlidir; B) Valiler, ilçeye ait bütün işleri doğrudan doğruya kaymakama yazarlar. Kaymakamlar da ilçenin işleri hakkında bağlı bulundukları valilerle muhaberede bulunurlar. Ancak olağanüstü hallerde kaymakamlar İçişleri Bakanlığı ve diğer Bakanlıklarla muhabere edebilirler ve bu muhaberelerden valiye bilgi verirler; Madde 32/A-B-C-Ç-D - A) Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir; B) Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle ödevlidir; C) Kaymakam, memleketin sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür; Ç) İlçe sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi kaymakamın ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için kaymakam gereken karar ve tedbirleri alır; Bu hususta alınan ve ilan edilen karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında 66’ncı madde hükmü uygulanır; D) Kaymakam, valinin tasvibiyle ilçe genel ve özel kolluk kuvvetleri mensuplarının geçici veya sürekli olarak yerlerini değiştirebilir; 1.5. 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken Ailenin Korunmasına Dair Kanun hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Madde 1 - Türk Kanunu Medenisinde öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi halinde, Aile Mahkemesi Hâkimi re''sen meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da bir kaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başkaca tedbirlere de hükmedebilir: Kusurlu eşin; a) Diğer eşe veya çocuklara veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması, b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer eşe ve varsa çocuklara tahsisi ile diğer eş ve çocukların oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması, c) Diğer eşin, çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi, d) Diğer eşi, çocukları veya aynı çatı altında yaşan aile bireylerini iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesi, e) Varsa silah ve benzeri araçlarını zabıtaya teslim etmesi, f) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak ortak konuta gelmemesi veya ortak konutta bu maddeleri kullanmaması. Yukarıdaki hükümlerin tatbiki maksadıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti cezaya hükmedileceği hususu kusurlu eşe ihtar olunur. Hâkim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak tedbir nafakasına hükmeder. Birinci fıkra hükmüne göre yapılan başvurular harca tabi değildir. Madde 2 - Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararının uygulanmasını zabıta marifetiyle izler. Koruma kararına uyulmaması halinde zabıta, mağdurların şikâyet dilekçesi vermesine gerek kalmadan re''sen soruşturma yaparak evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirir. Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar. Bu davanın duruşması yer ve zaman kaybına bakılmaksızın 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerine göre yapılır. Fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı davranan eşe ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezası hükmolunur. 1.6. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu TDP uygulamalarında dikkate alınması gereken Çocuk Koruma Kanunu hükümleri aşağıya çıkarılmıştır: Kuruma Başvuru Madde 6 - (1) Adlî ve idarî merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurabilir. (2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli araştırmayı derhâl yapar. Kolluğun Çocuk Birimi Madde 31 - (1) Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir. (2) Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında işleme başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını üstlenen kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna, çocuk resmî bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez. (3) Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkân sağlanır. (4) Kolluğun çocuk birimlerindeki personeline, kendi kurumları tarafından çocuk hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet gibi konularda eğitim verilir. (5) Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını gösteren nedenlerin varlığı hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en kısa sürede Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim eder. Kurumlar >>> Toplum Destekli Polislik Hizmetleri Yönetmeliği DİĞER ÜLKELERDE TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİK
Toplum destekli polislik ilk kez felsefesinin doğduğu ABD’de uygulanma imkânı bulmuştur. 1993 yılında Clinton yönetiminin teknik ve mali desteğiyle kurumsallaştırılan uygulamalar hali hazırda bütün ülke çapındaki polis birimlerinde mevcuttur. Ancak felsefenin oluşmasına Avrupa ülkelerinin sosyal yapılarındaki köklü değişimlerin de etkisi olmuştur. Bu bölümde ilkin Fransa’da uygulanan ve Halka Yakın Polislik olarak adlandırılan toplum destekli polislik uygulamaları anlatılacak, ardından ABD’ne örnek olarak Kuzey Carolina Whiteville Polis Biriminin uygulamalarına değinilecektir. 1. Fransa’da Toplum Destekli Polislik Uygulamaları: Halka Yakın Polislik Güncel olarak Fransız Ulusal Polis Genel Müdürlüğünde gözlemlenen Halka Yakın Polis uygulamalarına dönük yaklaşımları doğru bir şekilde kavrayabilmek için, 1. Fransuva döneminden beri devam ede gelen merkezleştirilmiş güvenlik yönetiminin tarihsel deneyimini bilmek gerekecektir. Zira 1970’li yıllardan beri gelişen halka yakın polis uygulamaları, belirtilen geleneksel güvenlik yönetimi yapılanma ve anlayışları açısından tamamıyla yenileyici niteliktedir. Fransız merkezi devlet otoritesinin, tüm yetkileri elinde toplayan, yerel oluşumlar ve halkın taleplerine olumlu bakmayan karakteri, bir çok Fransız bilim adamı ve Polis Uzmanı tarafından açıklıkla ifade edilmiştir. Geleneksel Fransız idaresi halkın yönetimi ve güvenlik problemlerinin Devlet Otoritesinin mutlak yetkileriyle sağlanmasına dayanmaktadır. Bu denklemde halkın ifade ettiği anlam, Kral 1.Fransuva''nın fermanında ifade ettiği, istihbarat birimlerinin her türlü gelişiminden kraliyet otoritesini bilgilendirmekle yetkili oldukları sujelerden ibarettir (Martin, 2000). Modern devlet oluşumunun gerçekleştirildiği dönemde ise, toplumu kontrol ve güvenlik problemlerine müdahale eden polis servislerinin, aşırı yetki, merkezi yapı ve otoriter kültürle geliştirildiği bir aşamaya gelinmiştir. Kayda değer ilginç örnekleriyle yetinirsek, Napolyon döneminde oluşturulan Siyasi Polis Geleneği Polis Bakanı Fouche tarafından güçlendirilen Merkezi İstihbarat Birimleri, merkezi devlet otoritesinin, uzman ve merkezi Polis kuruluşları olmuşlardır (Journés, 1996; Zweig, 1984). Bu eğilim, diğer Polis Servislerinin de yapılanma ve görevlendirilmesini etkilemiştir. Bu merkezi yapının günümüzdeki en önemli uzantıları, merkezi servisler ile, geniş ve istisnai yetkileriyle bilinen Paris Polis Valiliğidir. 1789 ihtilalinden sonra lağvedilen güvenlik birimlerinin yerine yerel otoriteler ikame edilmişse de, bu duruma aykırı olacak şekilde öncelikle Paris Polis Valiliğinin kuruluşu gerçekleştirilmiş, ardından Lyon, Marseille gibi büyük şehirlerin polis yapılanmaları devletleştirilmiş ve merkezileştirilmiştir. Bu eğilim, zaman içerisinde aşırı bir gelişme göstererek, General De Gaule’ün de etkisiyle 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında zirvesine ulaşmıştır. Ancak bu aşırı uzmanlaştırılmış merkezi yapı, 1960’lardan sonra toplumsal yapıda baş gösteren güvenlik problemlerine müdahalede yetersiz kalmakla bilimsel çalışmalara konu olmaya başlamıştır. Bu gelişmede, gerek Devlet kurumlarında, gerekse toplum içerisinde oluşan demokratik yaklaşımların, bilimsel araştırmaların çoğalmasının ve elbette ki somut toplumsal krizlerin etkili olduğu söylenebilir. Ülke iç güvenlik yapılanmasında, öncelikle askeri birimlerin asli görevlerine çekilmelerini gerçekleştiren sivil, merkezi otorite, bu tarihlerden itibaren polisin etkinliği ile beraber demokratikliğini de sağlama politikalarına ağırlık vermeye başlamıştır. 1890’da ülke içindeki kontr-espiyonaj faaliyetlerinin askeri otoritelerden alınarak sivil bir polis birimine bırakılması, güvenlik yönetiminin sivilleştirilmesine çarpıcı bir örnektir. 2. Dünya savaşı sonrası toplumun huzur ve güvenliğe daha fazla ihtiyaç duymaya başlaması, güvenlik yapılanmasını değişme zorlamıştır. 1970''li yıllardan itibaren, güvenlik alanındaki araştırmalar, hukuk ve siyasal bilimlerinin yanında, sosyoloji ve toplumsal psikoloji ile demokratik düşüncelerden yararlanmaya başlamışlardır (Gleizal ve diğerleri, 2000:135). Ancak bu Anglo-Sakson araştırmalardan etkilenen bilimsel çalışmaların etkili olmaya başlaması, 1980 sonrasında gerçekleştirilmiştir. Şüphesiz bu değişimde, Fransız toplumunun değişim doğrultusundaki talepleriyle birlikte, Avrupa Birliği müşterek uygulamalarının da büyük etkisi olmuştur. Örneğin 1976 yılında Avrupa Birliği çalışmaları çerçevesinde, sadece polis için değil tüm devlet kurumları personelini içeren meslek ahlakı (deontoloji)’nın kabulü ve yaygınlaştırılması benimsenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine fazlaca şikayet edilen Fransız Güvenlik Yönetiminin hataları bu yıllardan itibaren yeni ceza yasaması düzenlemesi ve Ceza Muhakemeleri Usulü Hukuku tertibinin oluşturulması çalışmalarına yol açmıştır. Bu çalışmalar içinde 1958 Anayasası ile beraber gelişen devlet personeli ve güvenlik personeline ilişkin sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesini içeren yasal düzenlemeler ile idarede şeffaflığın gerçekleştirilmesi çalışmaları önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, bu yıllar toplumsal güvenliğin ve huzurun sağlanması ve halkın taleplerine tatmin edici cevaplar üretilmesi açısından olumsuz olaylara sahne olmuştur. 1980’li ve 90’lı yıllarda Paris, Lyon, Marseille ve diğer yerleşim birimlerinde banliyölerde ve şehir merkezlerinde toplu isyanlar baş göstermiştir (Gleizal, 1991). Bu olaylar polisin modernleştirilmesi çalışmalarının ve polis üzerine raporlarının artmasına, somut adımlar atılmaya başlanmasına yol açmıştır. 1984 Jean-Michel Belorgey Raporunda da ifade edildiği gibi; polis mevcutlarının oluşturulması, halk içerisinde polisin saygınlığının artırılması söz konusu edilmeye başlanmıştır. Bunun yanında, Belediyeler Birliğinin hazırladığı Bonnemaison Raporu halkın güvenlik yönetimine daha fazla katılması, taleplerine tatmin edici cevapların üretilmesi zorunluluğu üzerine durmuş, güvenlik alanında önleyici ve bastırıcı yaklaşımlar üzerindeki tartışmalarda, halkın ve yerel toplumun lehine gelişme kaydedilmiştir. TOPLUM DESTEKLİ POLİSLİĞİN DİĞER BAZI ÜLKELERDEKİ ÖRNEK UYGULAMALARI Toplum destekli polislik ilk kez felsefesinin doğduğu ABD’de uygulanma imkânı bulmuştur. 1993 yılında Clinton yönetiminin teknik ve mali desteğiyle kurumsallaştırılan uygulamalar hali hazırda bütün ülke çapındaki polis birimlerinde mevcuttur. Ancak felsefenin oluşmasına Avrupa ülkelerinin sosyal yapılarındaki köklü değişimlerin de etkisi olmuştur. Bu bölümde ilkin Fransa’da uygulanan ve Halka Yakın Polislik olarak adlandırılan toplum destekli polislik uygulamaları anlatılacak, ardından ABD’ne örnek olarak Kuzey Carolina Whiteville Polis Biriminin uygulamalarına değinilecektir. 1. Fransa’da Toplum Destekli Polislik Uygulamaları: Halka Yakın Polislik Güncel olarak Fransız Ulusal Polis Genel Müdürlüğünde gözlemlenen Halka Yakın Polis uygulamalarına dönük yaklaşımları doğru bir şekilde kavrayabilmek için, 1. Fransuva döneminden beri devam ede gelen merkezleştirilmiş güvenlik yönetiminin tarihsel deneyimini bilmek gerekecektir. Zira 1970’li yıllardan beri gelişen halka yakın polis uygulamaları, belirtilen geleneksel güvenlik yönetimi yapılanma ve anlayışları açısından tamamıyla yenileyici niteliktedir. Fransız merkezi devlet otoritesinin, tüm yetkileri elinde toplayan, yerel oluşumlar ve halkın taleplerine olumlu bakmayan karakteri, bir çok Fransız bilim adamı ve Polis Uzmanı tarafından açıklıkla ifade edilmiştir. Geleneksel Fransız idaresi halkın yönetimi ve güvenlik problemlerinin Devlet Otoritesinin mutlak yetkileriyle sağlanmasına dayanmaktadır. Bu denklemde halkın ifade ettiği anlam, Kral 1.Fransuva'nın fermanında ifade ettiği, istihbarat birimlerinin her türlü gelişiminden kraliyet otoritesini bilgilendirmekle yetkili oldukları sujelerden ibarettir (Martin, 2000). Modern devlet oluşumunun gerçekleştirildiği dönemde ise, toplumu kontrol ve güvenlik problemlerine müdahale eden polis servislerinin, aşırı yetki, merkezi yapı ve otoriter kültürle geliştirildiği bir aşamaya gelinmiştir. Kayda değer ilginç örnekleriyle yetinirsek, Napolyon döneminde oluşturulan Siyasi Polis Geleneği Polis Bakanı Fouche tarafından güçlendirilen Merkezi İstihbarat Birimleri, merkezi devlet otoritesinin, uzman ve merkezi Polis kuruluşları olmuşlardır (Journés, 1996; Zweig, 1984). Bu eğilim, diğer Polis Servislerinin de yapılanma ve görevlendirilmesini etkilemiştir. Bu merkezi yapının günümüzdeki en önemli uzantıları, merkezi servisler ile geniş ve istisnai yetkileriyle bilinen Paris Polis Valiliğidir. 1789 ihtilalinden sonra lağvedilen güvenlik birimlerinin yerine yerel otoriteler ikame edilmişse de, bu duruma aykırı olacak şekilde öncelikle Paris Polis Valiliğinin kuruluşu gerçekleştirilmiş, ardından Lyon, Marseille gibi büyük şehirlerin polis yapılanmaları devletleştirilmiş ve merkezileştirilmiştir. Bu eğilim, zaman içerisinde aşırı bir gelişme göstererek, General De Gaule’ün de etkisiyle 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında zirvesine ulaşmıştır. Ancak bu aşırı uzmanlaştırılmış merkezi yapı, 1960’lardan sonra toplumsal yapıda baş gösteren güvenlik problemlerine müdahalede yetersiz kalmakla bilimsel çalışmalara konu olmaya başlamıştır. Bu gelişmede, gerek Devlet kurumlarında, gerekse toplum içerisinde oluşan demokratik yaklaşımların, bilimsel araştırmaların çoğalmasının ve elbette ki somut toplumsal krizlerin etkili olduğu söylenebilir. Ülke iç güvenlik yapılanmasında, öncelikle askeri birimlerin asli görevlerine çekilmelerini gerçekleştiren sivil, merkezi otorite, bu tarihlerden itibaren polisin etkinliği ile beraber demokratikliğini de sağlama politikalarına ağırlık vermeye başlamıştır. 1890’da ülke içindeki kontr-espiyonaj faaliyetlerinin askeri otoritelerden alınarak sivil bir polis birimine bırakılması, güvenlik yönetiminin sivilleştirilmesine çarpıcı bir örnektir. 2. Dünya savaşı sonrası toplumun huzur ve güvenliğe daha fazla ihtiyaç duymaya başlaması, güvenlik yapılanmasını değişme zorlamıştır. 1970'li yıllardan itibaren, güvenlik alanındaki araştırmalar, hukuk ve siyasal bilimlerinin yanında, sosyoloji ve toplumsal psikoloji ile demokratik düşüncelerden yararlanmaya başlamışlardır (Gleizal ve diğerleri, 2000:135). Ancak bu Anglo-Sakson araştırmalardan etkilenen bilimsel çalışmaların etkili olmaya başlaması, 1980 sonrasında gerçekleştirilmiştir. Şüphesiz bu değişimde, Fransız toplumunun değişim doğrultusundaki talepleriyle birlikte, Avrupa Birliği müşterek uygulamalarının da büyük etkisi olmuştur. Örneğin 1976 yılında Avrupa Birliği çalışmaları çerçevesinde, sadece polis için değil tüm devlet kurumları personelini içeren meslek ahlakı (deontoloji)’nın kabulü ve yaygınlaştırılması benimsenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine fazlaca şikayet edilen Fransız Güvenlik Yönetiminin hataları bu yıllardan itibaren yeni ceza yasaması düzenlemesi ve Ceza Muhakemeleri Usulü Hukuku tertibinin oluşturulması çalışmalarına yol açmıştır. Bu çalışmalar içinde 1958 Anayasası ile beraber gelişen devlet personeli ve güvenlik personeline ilişkin sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesini içeren yasal düzenlemeler ile idarede şeffaflığın gerçekleştirilmesi çalışmaları önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, bu yıllar toplumsal güvenliğin ve huzurun sağlanması ve halkın taleplerine tatmin edici cevaplar üretilmesi açısından olumsuz olaylara sahne olmuştur. 1980’li ve 90’lı yıllarda Paris, Lyon, Marseille ve diğer yerleşim birimlerinde banliyölerde ve şehir merkezlerinde toplu isyanlar baş göstermiştir (Gleizal, 1991). Bu olaylar polisin modernleştirilmesi çalışmalarının ve polis üzerine raporlarının artmasına, somut adımlar atılmaya başlanmasına yol açmıştır. 1984 Jean-Michel Belorgey Raporunda da ifade edildiği gibi; polis mevcutlarının oluşturulması, halk içerisinde polisin saygınlığının artırılması söz konusu edilmeye başlanmıştır. Bunun yanında, Belediyeler Birliğinin hazırladığı Bonnemaison Raporu halkın güvenlik yönetimine daha fazla katılması, taleplerine tatmin edici cevapların üretilmesi zorunluluğu üzerine durmuş, güvenlik alanında önleyici ve bastırıcı yaklaşımlar üzerindeki tartışmalarda, halkın ve yerel toplumun lehine gelişme kaydedilmiştir. Ayrıca, son yıllarda ortaya çıkan toplumsal olaylarda, sadece Devletin tek başına sağlıklı çözüm üretemeyeceği anlaşılmıştır. Polisin halk içine konuşlanmasını amaçlayan, ilotage- yerel merkezlerde küçük birimlerinin oluşturulması çalışmaları 80’li yıllara damgasını vurmuştur. Ancak bu çalışmalar da yetersiz kalınca, 90’lı yıllara doğru yeni çalışmalar ve yaklaşımlar önem kazanmaya başlamıştır. İç Güvenlik Yüksek Etütleri Enstitüsünün, İçişleri Bakanı’nın adına yaptırdığı bilimsel araştırma ve saha etütleri, bağımsız araştırma merkezleri ve Lyon-3, Paris Rene-Decarte ve Toulouse Üniversitesi gibi üniversitelerin katkıları ile polis yapılanmasında köklü değişikliklere gidilmiştir. Bu çalışmaların sonucunda; temel eğitim ve hizmet içi eğitimlerin yeniden tanımlanması ve geliştirilmesi, polis görevlerinde sabit bina koruma ve benzeri nöbetlerin kaldırılması, daha etkin ve verimli görevlere yönelinmesi, güvenlik alanındaki toplumsal işbirliğinin sağlanması gibi yenilikler gerçekleştirilmiştir. Devlet binalarının korunması, ticaret merkezlerinin güvenliği gibi alanlarda video-gözetleme sistemleri kurulmuş, özel güvenlik teşkilatının geliştirilmesi hız kazanmıştır. Bunun dışında kalan diğer asayiş birimlerin de, toplumsal oluşumlarla genel ve özel düzeylerde etkin ilişkiler geliştirmeleri sağlanmıştır. Ancak bu çalışmaların basit devriye görevlerine yönelik olmadığı, modern yönetim eğitimleri desteğinde bir güvenlik mühendisliği çalışmasına ulaştığı ifade edilmelidir. 1.1. Halka Yakın Polisliğin Uygulamaya Geçişi Halka yakın polis uygulamalarında temel görev üstlenen Toplumsal Güvenlik Merkez Müdürlüğü, son yıllarda özellikle çok sayıda üst düzey polis müfettişinin görevlendirilmesiyle güçlendirilmiştir. Fransa’da halka yakın olma kavramı polisin güvenlik alanında merkezinde bulunduğu ancak tüm devlet kurumları ve toplumsal oluşumların katılımının olduğu yeni bir sosyal güvenlik konseptini ifade etmektedir. Polis bu kez aracı ve organizatör olarak, aktif ve merkezi bir konum kazanmıştır. Bu durumuyla devlet, merkezi otoritesinin değişimlerine 1980 yılından beri öncülük etmektedir. Halka yakın polis uygulamalarının tanıtımı amacıyla Toplumsal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce yayınlanan ve Polisin Mavi İncili olarak anılan Mavi Kitapta (Ministéré de Interieure:2000) yeni uygulamaların gerekçeleri ve yapılması gerekenler aşağıdaki şekliyle anlatılmaktadır: ‘Her ne kadar özellikle büyük şehirlerde, 1950 ve 60’lı yıllardaki gibi toplu grev ve gösterileri bulunmamaktadır, ancak sözlü hakaret ve tehdit, kuytu yerlerin, bir mahzenin yada otomobilin yakılması, toplu olarak mağazaların yağmalanması ve mahalledeki isyanlar gibi olaylarla beslenmekte olan güvensizlik duygusu, Fransız vatandaşlarının güncel kaygısını oluşturmaktadır. Devlet aleyhine yönelecek suçların önlenmesi ve kamu düzeninin korunması için merkezi birimler elbette var olacaktır. Ancak bunların yanında, Fransız vatandaşının beklentilerine de cevap verilmeli, tatmin edici cevapları üretilmelidir. Polislikteki genel eğilim vatandaşların hoşnutluğunu kazanmak ve beklentilerini karşılamaktır. Polisin etkinliği, halkın güvenlik alanındaki ihtiyaçlarını karşıladığı ölçüde mevcuttur. Özellikle sosyal değişim, işsizlik gibi önemli krizlerden olumsuz etkilenenler ve suça maruz kalanlar diyalog kuran bir polisten memnuniyet duymaktadır. Burada üç temel konu ortaya çıkmaktadır: Toplumun Tüm Katmanlarının Resmini Oluşturan Bir Polis Polis bir yabancı güç gibi olmamalıdır. Bu amaçla polis yabancı kökenli Fransız vatandaşları dahil, toplumdaki tüm sosyal katmanları yansıtabilecek çeşitliliğe sahip olmalıdır. Bu nedenle, farklı etnik kökenli topluluklardan polise alımlar arttırılmıştır. Böylelikle her kesim, genel güvenlik problemine ortak olmaktadırlar. Vatandaşla İletişimini Geliştiren Bir Polis Bu konuda özellikle, servis içi ve servisler arası iç iletişimin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Kurum içinde memurlarının kendi aralarında yada rütbelilerle iletişim ve saygınlık problemleri bulunan bir polis vatandaşla sağlıklı ilişkiler geliştiremeyecektir. Burada özellikle birim amirlerine önemli görevler düşmektedir. Dış iletişim olarak polisin diğer devlet kurumları ve toplumsal yapı ile kurumsal ve informel ilişkilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çünkü güvensizlik duygusu toplum içerisindeki söylentilerden de beslenmektedir. Polis bu ilişkilerinde, gerek polislik mesleği mensubu gerekse bir sosyal önleme görevlisi sıfatıyla görev icra edecektir. Tüm Güvenlik Aktörleriyle İşbirliği Halinde Çalışan Bir Polis Bölge Polis Şefinin sorumluluğunda olarak, bölge halkı ve polisle ilişkileri geliştirilmesi görevinin merkezinde Halka Yakın Polis yer almaktadır. Yerel güvenlik sözleşmesinin işleticisi bu polistir. Yerel güvenlik politikaları çerçevesinde polis, suçluluk konusundaki somut bilgilerini sunacak yine bu çerçevede tüm sosyal aktörlerin (belediyeler, özel güvenlik, sosyal kurumlar, esnaflar, toplu taşım sorumluları vb.) deneyimlerinden yararlanabilecek bir sistemin merkezinde bulunacaktır. Bu noktada her kurumun edindiği bilgi ve bakış açısının paylaşılması, karşılıklı beklentilerin netleştirilmesi ve karşılanması gerekmektedir. Her bölgede vizyona sahip, aracı ve organizatör Halka Yakın Polis birimleri tarafından yerel güvenlik politikaları üretilmelidir. Burada vatandaş ve devlet arasında güven inşası hedeflenmiş olup bu iletişimde polisin aracı olarak kullanılması düşünülmüştür’. 1.2. Fransa’da Halka Yakın Polisliğin Amaçları Mavi Kitapta Fransa’da halka yakın polisliğin amaçları şu şekilde belirtilmiştir: ‘Halka yakın polisin gelişmesi, takip eden amaçların araştırılması ve beklentilerin yerine getirilmesi gerekmektedir. A) Görevlileri tanımlanmış bir bölgede sorumluluk yürütmek 1) Halka yakın ilişkiler kurmak, Halka Yakın Polis Birimleri içerisindeki görevlilerin, tanımlanmış bölgede görev ifa ederken, bir kısım yeni işlevler yüklenmelerini gerekmektedir: a) Bölge Polis Şefliği halka yakın polislik uygulamalarının, temel görevlilerinden biridir. Önceden büyük bölge merkez şefinin yegane otoritesi altında bulunan yetkiler yerelleştirilmiş, alt-bölge şefleri orta kademe amir ve mahalle sorumlusu rütbeli polis memurlarına verilmiştir. b) Referans işlevleri, halka yakın polis uygulamalarında tüm birimlerin yararına, çocuk suçluluğu, şehirsel şiddet gibi suçlarda özel yetkilerle tüm servislerin yararına yatay bir yönetim icra eden orta kademe amirlerin işlevlerini ifade etmektedir. c) Müdahale ve tahkikat ünitelerinin kumandası klasik olarak bir komiser (Emniyet Müdürü) yada orta kademe amirlerin otoritesi altında bulunan müdahale ve adli tahkikat birimleri, alt bölge ve mahallelerde, Halka Yakın Polis gruplarına verilecektir. Fransız polisindeki adli tahkikatların icrası, adli polis vasfına sahip görevlilerce icra edilebilmekteydi. Ancak bir takım zorunluluklar 80 sonrasından itibaren zamanla hiyerarşinin altında toplumsal asayiş görevini yürüten polis memurlarına da bu vasfın verilmesini sağlamıştır. 2) Yeni Metotlar Halka yakın polis uygulamalarında öncelikle bir kamu hizmeti zihniyetinin polis birimine, halkla ilişkilerin öneminin servis şeflerince alt rütbedekilere benimsetilmesi gerekmektedir. Bu tutum ekip halinde çalışmanın geliştirilmesiyle teşvik edilecektir. Bundan böyle özellikle halka yakın polis uygulamalarında idarede niteliğin aranması esas haline gelecektir. Nitekim halka yakın polisliğin çalışması, içselleştirilmiş prensiplerin uygulamasıyla yönetilmektedir. B) Olay Olmadan Müdahale Edebilen Bir Polis Her zaman için, suç öncesine yönelik bir polis çalışması ve bunun içinde belli bölgede sorumluluğu ve süratli müdahale imkanları olan bir polis yapılanması zorunludur. Bununla beraber halka yakın polis caydırıcı varlığıyla bu tür müdahaleleri azaltıcı bir işlev de yerine getirmelidir. Sadece olaylara hızlı müdahale ile yetinilmemeli, aynı zamanda olayların ortaya çıkmaları da önlenmelidir. C) Kamusal Alanda Var Olan Bir Polis Vatandaşın eski ve haklı bir talebi olarak polisin sosyal ortamda görünür olması ve varlığını sergilemesi gerekmektedir. Özellikle polis görevlisinin bulunmadığı mahalle ve yerler güvensizlik duygusunu besleyerek bu talebin haklılığını ortaya koymaktadır. Suçların işlenmesi oranı ve riskinin yüksek olduğu tespit edilmiş bölgelerdeki sürekli ve düzenli olarak polisin varlığı iki işlev görmektedir. Birincisi bu bölgelerdeki vatandaşla sürekli iletişimin, ikincisi de olay esnasında polis mesleğinin icra edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda çevik kuvvet birimlerinin (CRS) bölgesel sorumluluğu, yeni uygulamalar çerçevesinde kabul görmektedir. Görevli memurlar için risk arz eden bölgelerde, başta belirtilen yardımcı güvenlik görevlilerinin işe alınmalarıyla mevcut polis sayısı arttırılmaktadır. D) Vatandaşın Kabulü Bu görev kamu kurumları ve poliste vatandaşın iyi karşılanması ve talep edilen bilgilerin hızlı ve doğru bir şekilde sunulmasını içermektedir. Bu aynı zamanda vatandaş müracaatlarının alınmasında kişisel bilgilerin gizliliği ilkesine saygıyı da kapsamaktadır. Polis imdat çağrılarına karşı zamanında cevap verilmesi, gerekenlerin ivedilikle yapılması, özel durumları olan yaşlı ve çocuklar gibi mağdurların özenle dinlenmesi ve işlemlerinin yapılanması büyük önem arz etmektedir. Bu tür nazik durumlarının bilinmesi de alt- bölge sorumluluğuna dayalı uygulamaların geliştirilmesine bağlıdır. Bu tarz uygulama, Hollanda gibi ülkelerde her sektöre bir polis memurun sorumlu kılınması gibi daha bilinçli ve yoğun bir uygulamaya dönüştürülmüştür. E) Genel Polisliğin Teşviki Geleneksel uzman polisliğin aşılarak, devriye veya halka yakın polis uygulamaları ifa eden polislerde, adli işlem yapma statü ve kapasitesinin arttırılmasını içermektedir. Her yerde hazır bulunma kapasitesinin arttırılması için de bir takım yeni teknolojik imkânlardan faydalanılmaktadır’. 1.3. Halka Yakın Polisin Yapılanması Halka yakın polisin gelişmesi, asayiş birimlerinin yeniden yapılandırılmasıyla gerçekleştirilmiştir. Yine Mavi Kitapta bu yapılanma ve hali hazırdaki durumun değerlendirilmesi şu şekilde yapılmıştır: ‘15 Nisan 1999’da 5 pilot bölgedeki deneyimden sonra, 15 Haziran 1999’dan itibaren 68 pilot bölgede yapılanma gerçekleştirilmiştir. Bölge seçiminde bölgenin suç durumu ve duyarlılıkları göz önüne alınmıştır. Her alt bölge ve sektörde gerektiğinde uzman birimlerle temas kurabilecek operasyonel birimler kurulması ön planda tutulmuştur. Özellikle uyuşturucu kullanımı ve dağıtımının yaygın olduğu bölgelerde, merkezi uzman servislerin yardımcı olması önem kazanmıştır. Personel yetersizliğinden dolayı alışıldık şikâyetlerin geçmişten bu yana devam ede geldiği teşkilat için, toplu halde işe alımlar yapılmıştır. Hassas bölgelerin ihtiyaçlarına göre tayinlerinin yapılması bu dengenin sağlanması yolunda stratejik bir karardır. Bu çalışmalara bir de 3 vardiya halinde günde 8 saat olmak üzere haftada 40 saatlik çalışma sistemini ilave etmek gerekmektedir. Böylelikle görevlilerin haklarını ihlal etmeden aktif bir çalışma çizelgesi oluşturulmuştur. Bunun dışında, çevik kuvvet birliklerinin hassas bölgelerde sorumlu olarak görev yapmaları, küçük ve orta ölçekteki suçlara müdahale kapasitelerinin artırılması önemli bir katkı sağlamıştır. İnsan kapasitesi haricinde, vatandaşı kabule uygun polis binalarının inşası, gözaltı mekânlarının iyileştirilmesi, nitelikli telsiz sistemi, bilgisayar sistemi (intra-net) bilgisayar ve sosyal bilimler destekli harita sistemi, otomobil, motosiklet vb. imkânların kullanılmasıyla birimler oldukça etkin bir şekilde donatılmıştır. İnsan kalitesinin arttırılmasına yönelik olarak temel eğitimlerin ve hizmet içi eğitimlerin yeniden düzenlenmesi ve sistemli bir devamlılık oluşturması bu uygulamalar içinde oldukça önemli bir yere sahiptir.’ Yukarıdaki bilgiler ışığında denilebilir ki, Anglo-Sakson ülkelerde gelişen halka yakın polis uygulamaları Fransız sisteminde köklü değişikliklere uğramıştır. Tüm devlet ve toplum aktörleri ve adli ve idari otoritenin aktif katılımıyla gerçekleştirilen bu uygulamalar iyi değerlendirildiğinde, polislikte entelektüel ve pratik planda bir devrim yarattığı anlaşılacaktır. Bu durum itibariyle, Fransa polisiye alanda güvenlik mühendisliği anlamında tüm Avrupa ülkelerinden daha önde bulunmaktadır ki, merkezi polis servisleri itibariyle de hayli güçlü bir konumdadır (Akkaya, 2000). Ancak Güvenlik Mühendisliğinin yanında, Anglo-Sakson ülkelerde gözlenebilecek, çok güçlü bir toplum mühendisliği uygulamasının da incelenmesinin yararlı olacağı belirtilebilir. Diğer yandan uluslararası tecrübelerden yararlanırken, temel eksiklik ve ihtiyaçların doğru analizinin öneminin büyüklüğü söz konusudur. Nitekim son 20 yılda Fransız Polisi Anglo-Sakson polisliğine yakınlaşırken, İngiltere’de ise Fransız tarzı polis örgütlenmesinin her geçen gün hız kazandığı gözlemlenmektedir. Bu konu İngiliz araştırmacılar tarafından da ifade edilmektedir. Ülkemiz bazında küçük bir örnek vermek gerekirse, Fransız polisliğinde aşırı uzmanlaşma ve merkezileşmeden dolayı polisin kamusal alanda varlığının hissedilmeyişi eleştiri konusu olmuş, son yıllarda genel asayiş polisliği yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır. Ülkemizde ise aşırı düzeyde üniformalı polisin, her alanda vatandaşla karşı karşıya getirilmesi büyük problemler doğurmaktadır. Burada yapılacak doğru analizlerle ülkemiz açısından sayıca fazla polisin değil, nitelikli polis yapılanmasının yararlı olabileceği değerlendirilebilir. Nitekim ülkemize yönelik bu tür analizlerin yapılmasına yardımcı olmak bu çalışmanın amaçlarındandır. 2. ABD’de Kuzey Carolina Eyaleti Whiteville Polis Biriminin Toplum Destekli Polislik Uygulamaları ABD’nde polis birimleri, merkezi değil yerel yönetimlere bağlı olarak çalışmaktadır, bu yüzden binlerle ifade edilebilecek kadar çok sayıda polis birimi, bağlı oldukları yerel idare adına görev yapmaktadır. Yaygın olarak ABD’nin bütün polis birimlerinde uygulanan toplum destekli polislik faaliyetleri, Kuzey Carolina’nın Whiteville Polis Biriminde de uygulanmaktadır (Şimşek, 2000). Aşağıda Aragon ve Adams (1997)’ın Toplum Destekli Polislik ve Başarı Güvenceli Stratejiler başlığı altında sunulan ve FBI Law Enforcement dergisinde yayınlanan makalelerinde Whiteville Polis Biriminin belirlediği stratejiler ışığında gerçekleştirilen toplum destekli polislik uygulamaları anlatılmaktadır. 2.1. Toplum Destekli Polislik ve Başarı Güvenceli Stratejiler Kanun uygulayıcı güvenlik kurumları ülke çapında Toplum Destekli Polislik (Community Oriented Policing-COP) felsefesinin gereklerini yerine getirmektedir. Bu doğrultuda görev yapıldığında da politikacıların her biri elde edilen sonuçların dikkate değer yönlerini vurgulayarak sık sık övgülerini dile getirmekteler. Ancak bu iyi niyetli liderler, değişime katı bir şekilde kapalı olan kurumlarda bile genel bir değişim görüldüğünde, hedefe ulaşma adına engel olacak şeyleri sık sık yanlış tespit edebilmektedirler. Kanun uygulayıcı kurumlar, toplum destekli polislikte değişimi yakalayabilmek için grup içindeki birlik duygusunu zayıflatmayarak, deneme yanılma metoduyla doğrulara ulaşmak ve Şef Memur (CEO-Chief Executer Officer)’ların idari etkilerini kısıtlamak zorundadırlar. Polisin sunduğu güvenlik hizmetlerinde bir takım aksaklıkların oluşmasında ve kanun uygulayıcı kurumların geleneksellikten sıyrılıp toplum polisliğine dönüşmesinde çeşitli yanlışlıkların yapılmasında CEO’ların varlığının payı oldukça büyüktür. İyi bir planlama ile kanun uygulayıcı kuruluşlar ve bunların hizmet verdikleri toplum problemlerle daha fazla yüzleşmeden COP’un sonuçlarından faydalanabilirler. Bütün ülke genelinde olduğu gibi Kuzey Carolina’daki Whiteville Polis Birimi (WPD)’nin COP’a geçişi, yalnızca yumuşak bir muhalefetle karşılaşmıştır. Bu Birimin COP’a başarılı bir şekilde adapte olmasının nedeni ise, buradaki yöneticilerin Toplam Kalite Yönetimi (TKY)’nin gereklerini yerine getirmeleridir. Ayrıca, pozitif organizasyon kültürünün semeresi de COP’un kök salması ve gelişmesi için gerekli uygun ortamı sağlamıştır. Polis Biriminin her bölümünde toplum polisliğinin gerekleri başarılı bir şekilde yerine getirildikten sonra WPD’nin komuta düzeyindeki amirleri, öğrendikleri dersleri ‘COP Başarı Güvenceli Stratejilere uyarlamışlardır. 2.2. Tarihçe Whiteville, ülkenin güney doğusunda Colombus yöresinde küçük bir güneyli şehirdir. 5.600 kişilik nüfusunun % 65,5’i beyaz, % 33,1’i Afrika Amerikalısı, % 1,1’i yerli Amerikalı ve % 5’i de İspanyol kökenlidir. Şehrin ekonomisi tarıma, özellikle en büyük gelir kaynağı olan tütüne dayanmaktadır. Kişi başına düşen gelir geniş bir yelpazede yer almakta ve halkın % 26,5’i de yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Ekonomik bakımdan dezavantajlı olanlarla gelirleri düşük olan eski sakinlere ev sağlayan çeşitli yardım projeleri geliştirilmiştir. Şehirde ikamet edenler veya başkaları tarafından, çeşitli mesafeden daha büyük şehirlerden buraya günde 10.000-20.000 arasında insan, alışveriş için veya daha iyi hizmet görmek için gelmektedir. Bu şehir gerçekten oldukça hareketli ve kalabalık bir belde özelliğini taşımaktadır. 26 asil memur, 10 yardımcı memur ve 4 sivil memurluk personeliyle Whiteville Polis irimi devriye hizmetleri, soruşturma hizmetleri, narkotik ve akredite hizmetleri bölümlerinden oluşmaktadır. Devriye hizmetleri de toplum polisliğinden, hayvan kontrol timlerinden ve diğer toplumsal hizmetlerden sorumludur. Toplum polisliğine hızlı geçiş arzusu, hem bölüm içerisinden hem de bölüm dışından kaynaklanmaktadır. Whiteville’in şu andaki başkanı fikir ayrılığının ve düşmanlığının yaygın olduğu yönetim merkezini eline almıştı. Bu yönetim merkezinde takım çalışması ve dürüstlük konularında kayda değer ölçüde aksaklıklar baş göstermişti. Başkan COP’u bu iç problemleri çözmek için uzun vadeli bir stratejiler bütünü olarak görmüştü. Buna ek olarak başka birimlerde çalışmış bazı memurlar da bölümdeki klasik polislik anlayışının değişmesi için girişimlerde bulundular. Diğer memurlar COP hakkında sadece ortada dolaşan bir takım söylentilerden haberdar oldular. Bölüm dışından da, toplumun üyeleri WPD’yi iyi bir şekilde polis-toplum işbirliğini tesis etmeleri için teşvik edip desteklemektedirler. Bununla birlikte yörenin sakinleri toplum destekli polis (COP) ifadesinden bir şey anlamamaktadır; onların istedikleri daha iyi bir polis-halk ilişkileri ve çevrelerinde daha çok polisin varlığını görebilmekten ibarettir. Bu nedenle başkan COP’u yalnız iç problemlerin çözümü olarak görmemekte, aynı zamanda bölgede oturanların problemlerini belirleme aracı olarak görmektedir. 2.3. Kuruluş WPD’nin COP’u başarılı bir şekilde yerine getirmesinde bazı ana unsurların katkısı olmuştur. En baskın unsur, çalışanları güçlendirmek için örneğin değerler, inançlar ve davranışlar gibi, uygun genel bir kültür oluşturma ve çalışanların, müşteriyi memnun etmelerinin önemini anlamaları ve kaliteli hizmet sunmalarıdır. 2.3.1. Pozitif Örgütsel Kültür Kuruluşta, COP’un ara sıra yakaladığı morali yok etmemek veya eksiltmemek için, başkan COP’u memurlara derece derece takdim etti. İlk yıl boyunca başkan herhangi bir COP uygulaması gerçekleştirmedi. Bunun yerine önceliği COP prensiplerinin tesis edileceği, sağlıklı bir temel oluşturmaya verdi. Memurlar şahsi görev durumlarını yazıp, kişisel hedeflerini geliştirdiler. Başkan aynı zamanda TKY prensiplerini de oluşturdu. Bu prensipler, kurum dahilinde pozitif örgütsel kültür oluşturmada diğer prensiplerle aynı derecede önem taşımaktadır. TKY felsefesinin üç temel unsuru şunlardır: Takım çalışması, kalite ve üretimde sürekli gelişme, katılımcı yönetim. İlk olarak çalışanlar, müşteri memnuniyetine ve kalite artışına önderlik yapan değerleri, inançları ve davranışları kabul etmek zorundadırlar. Bir kere bu kabul edildiğinde, kanun uygulayıcı kuruluşlarda müşteri durumunda olanların alacağı hizmet, daha kaliteli duruma gelecektir. Çalışanları daha fazla yetki ile donatma, onları, kuruluşun hedeflerini gerçekleştirme yolunda daha fazla sorumluluk almaya ve daha fazla ilgilenmeye itecektir. Çünkü, böylece işlemin nasıl başarıldığı konusunda kendi kişisel katılımlarının nedenli önem taşıdığını anlayacaklardır. Her ne kadar başkan, deneyimli bir TKY ve COP amiri olsa da, kasıtlı olarak çalışanlara eğitim vermedi. Eğitimi tamamlama adına ilerleme kaydedilen çalışmalar küçük bir çerçeveye alınarak incelendiğinde, programın prensipleri ve dersler hakkında söyleyecekleri şey, problemin memurların kendileri olduğunu öğrendikleri olacaktı. Bunun yerine başkan, polis birimine yeni bir şekil kazandıracak geniş kapsamlı bir eğitim programını geliştirmek üzere mahalli halk kolejlerinden deneyimli TKY amirleriyle çalıştı. 2.3.2. Görev Durumu ve Rehber Felsefe TKY takım yönetimini uygulamak için başkan, görev durumu takımı oluşturdu. 1 ay içerisinde takım bölümünde çalışanlar, gözden geçirip kabul ettikleri özel bir görev üstlenmiş oldular. Bu daha sonra bölümün rehber felsefesi oldu. Çünkü herkesin görev durumunun gelişmesine katkısı olmuştu. Bu daha sonra birimdeki herkesin sadakatle ve bütün kalbiyle uyduğu bir anayasa izlenimini verdi. Ayrıca bu bütün çalışanların el kitabında yer aldı. 2.3.3. İntikal Takımı TKY eğitimi ve görevleri tamamladıktan sonra birim, bir şef ve beş memurdan oluşan bir intikal takımı geliştirdi. Şef tarafından seçilen memurların COP üzerinde ciddi ilgilerinin bulunması gerekiyordu. Bu takım, bir düşünce grubunu temsil ediyor, olaylara bütün haliyle bakıyor ve kuruluşun toplum-polis ilişkilerini tesis etmenin yolunu bulmaya çalışıyordu. Takımın bu görev çabasını sürdürebilmesi için her memur COP’un gelişmesinde eğitimi, bunun faydalarını ve uygulama stratejilerini kabul etmek durumundadır (örn: düşük suç oranları, azalmış suç korkusu ve artan yaşam kalitesi). Bu eğitimi aldıktan sonra intikal takımının üyeleri Whiteville’de polis halk ilişkilerini geliştirmek için yol ve yöntem geliştirmeye çalışacaktır. Takımda farklı eğitim ve tecrübelere de sahip temsilcilerin bulunması, grup duygusunun oluşmasına ve bölümde COP çabalarının gelişmesine neden olmuştur. Takım Whiteville’in ihtiyaçlarını COP’a uydurmak için çok makul tavsiyelerde bulunarak, birimin izlediği yol ve yöntemleri düzenlemek için çok değerli kaynaklara başvurmakta ve COP çalışmalarına daha uygun yolları bulabilmek için bunları programa dahil edebilmek için gayret sarf etmektedir. 2.3.4. Şef Memur (CEO) Desteği Uzmanlara göre birimdeki CEO’lar uzun vadede kendini COP’a teslim etmek zorunda kalacaklardır. Devlet ve eyalet kaynaklarının toplum polisliği programını desteklemek için açılmalarına rağmen CEO’lar COP’u, çalışanların sermayesini arttırmak isteyen kısa vadeli bir program olarak görmemektedir. Buna ek olarak kasıtlı veya yanlışlıkla ortaya konan bazı engeller COP çabalarına mani olabilecektir. Bu engeller oluştuğunda CEO memurları, derhal ve şahsi olarak COP’un hedefinde kalabilmesi için uygun metotlar geliştirmelidirler. Yukarıda değinilen nedenlerden ötürü Birim tarafından uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen toplam 20 adet Başarı Güvenceli Stratejiler hazırlanmıştır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 1 CEO, öncelikli işleri önce yapmalıdır. COP’u uygulamadan önce pozitif örgütsel kültür oluşturmalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 2 CEO, TKY eğitiminde içerden personel yönetimine karşı çıkma eğiliminde olmalıdır. Bunun yerine yerel halk kolejlerindeki rehberlerin ve diğer yerel eğitimcilerin bu iş için yeterli olanlarından yardım sağlanmalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 3 CEO, her üyesinde 1)seçenekleri gözden geçirme, 2)geri dönüşüm sağlama, 3)kendi isteklerine karar verebilme,vasıfları olan bir grup oluşturmalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 4 CEO tamamen COP çabalarına yönlendirilmelidir. COP bütçe sorunlarına karşı düşünülmüş kısa vadeli bir çözüm değildir. Ek olarak özellikle COP’un ilk aşamalarında CEO, yapılan aktivitelerin karşılaşabileceği engellere karşı uyanık olacak ve bunlara karşı hızlı ve doğru kararlar alabilecektir. 2.4. Yapılanma Whiteville’de COP aktiviteleri, resmi olarak Temmuz 1994’de başladı. İlk özel amaç, Batı Yakası COP takımının kurulmasıydı. İlk olarak başkan, 2 kişiden oluşan bir ekibi, yüksek suç oranı olan ve sık yardım istenen bir bölge olan Batı Yakasında görevlendirdi. Öncelikle başkan, takımdan iki memuru, yüksek suç oranı ve ihbarlarının yoğunluğuyla bilinen bu bölgeye atayarak işe başladı. WPD, Batı Yakası uygulamalarından elde edeceği tecrübelerle, COP’u 2 yılda Doğu yakasına yaymak amacıyla kullanmayı planlıyordu. Batı Yakası COP takımı, şehrin doğusundaki suç oranına erişilmesine sebep oldu. Hatta düşük suç oranı ile bilinen üst düzey yerleşim yeri olan Doğu, bu durumu çekememeye başladı. Doğu Yakası da toplum polisinden özel ilgi bekler hale geldi. Bir yılın sonunda Doğu Yakası COP takımını kurduktan sadece 5 ay sonra intikal takımı, Doğu Yakası’nda COP’a geçişi hızlandırdı. Doğu Yakası ikincil öncelikli alan olarak ortaya çıktı. Devlet tarafından desteklenen diğer bir yerleşim merkezi olarak bu bölge, gerçek Doğu’yu oluşturdu. Şehir toplum polisliği yönünden özel hedef alanı oldu. Atanan her bir memur için, şehir iki ayrı hedef bölgeye ayrılmış oldu. Toplum polisliği kıdemli memurları, bu memurları denetliyorlardı. Yeni programın farkına kentin iş bölgesindeki tüccarlar, Doğu ve Batı yakasındaki gelişmelerden ve ek polisiye aktivitelerden imrenmeye başladılar. İş sahiplerini tatmin etmek için toplum polislerinin kıdemli memurları, iş bölgelerini de mıntıkaya dahil ettiler. İlgili kıdemli memur, problemi çözdü ve iş bölgeleriyle bir ortalık kurdu. Ayrıca ticaret odası ile yakın ilişki içerisinde çalışıp, Aralık 1996’da WPD iş bölgesinin ticaret odası ofisinde kendine yer edindi. Her ne kadar başta COP’un hedeflediği yaklaşımlar, sadece kurum genişliğiyle sınırlı idiyse de, Ocak 1996’da bu anlayışa sahip polislik uygulamaları bütün bir şehre yayıldı. Bütün devriyeler belirlenmiş yerlerde COP aktivitelerini yürütmek üzere görevlendirildiler. Diğer bir deyişle hâlihazırda bütün devriye görevlileri ve kıdemli memurlar birer toplum polisi olarak anılmaktadırlar. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 5 COP’u özel bir alana uygulamadan önce CEO, suçun, toplumun diğer kesimlerine sıçramış olduğunu saptamalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 6 CEO neticede, yerleşimcileri ekstra toplum polisi isteyen, küçük suçlar işlenen bölgeleri öncelikli hedef haline getirmelidir. Şehrin diğer kesiminde oturan sakinlerin baskılarına katlanarak, bu işin tamamlanması kolaylaştırılmalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 7 CEO, civardaki iş çevrelerini ihmal etmemelidir. COP prensipleri biraz değiştirilerek bu bölgelerde çok daha iyi işleyebilir. 2.5. Toplumsal Gereklilikler Polis Birimi, COP’u vatandaşlara birkaç yolla tanıtmıştır. Birincisi ve en önemlisi olarak memurlar, toplum izleme programlarını örgütlediler. Bu önemliydi zira memur ve vatandaş arasında bir bağ kurmaktaydı ve böylelikle toplum izleme grupları kurum hiyerarşisine katılmış oldu. Aynı zamanda bu gruplar halen WPD ile birlikte şehirlilerin belirlediği sorunları sıralayarak çözümlemeye çalışmaktadır. Toplum izleme programlarını örgütlemek göründüğü kadar zor bir aktivite değildir. Vatandaşlar programı duyup polis çalışmaları içinde kendilerine de yer ayrıldığını öğrendiklerinde zaten büyük bir şevkle programa katılmaktadırlar. Memurlar çok sayıda vatandaşın katılım gösterdiği toplum izleme programı toplantılarında mahalli problemlerin yoğunluğunun azaltılması karşısında olumlu tepki vermektedirler. Deneyimler gösteriyor ki toplantılar aylık yapılmalı ancak en yakın zamanda üç ayda bir yapılması konusunda anlaşılmalıdır. Katılımdaki azalma veya zaman çizelgesindeki değişim, COP programının başarısızlığını göstermemektedir. Zira az da olsa bu tür katılımlarla yapılan çalışmalar problemlerin çözümlenmesinde başarı kaydedilmesini sağlayarak polis servislerini oldukça sevindirmektedir. WPD toplum izleme çalışmalarını COP’un başarısında en önemli faktörler arasında gördüğü için başkan, memurların da katılımını sağlamak adına özel bir form düzenledi. Form en önemli birinci toplantıdan önce ve toplantı sırasında memurları, gereken aşamaları gerçekleştirmeleri yönünde teşvik etmektedir. Bu form, polis biriminin başvurduğu teknikler içinde COP konferansları alanında bir öğretim materyali olarak toplantıların önemini kanıtlamıştır. WPD, aynı zamanda vatandaşlara COP’u tanıtmak için bir anket düzenledi. Bu ankette Batı Yakası COP timi yerlilere şu soruları yöneltti: Çevrenizde suç ile ilgili hangi problemlerle karşılaştınız? Polis Memuru olsaydınız, çevrenizdeki şartları nasıl daha da iyileştirebilirsiniz? Birinci soruda sözü geçen problemleri önem sırasına göre en önemlisi listenin başında sıralayınız. Diğer araştırmaların da gösterdiği gibi yöre sakinleri kendilerini salı vermek, aşırı hız yapmak, boş vakit geçirmek, kargaşa çıkarmak gibi şeyleri, hırsızlık veya adam öldürmek gibi suç çeşitlerine göre daha iyi birer hayat şartı saymaktadırlar. COP’un hedefini bütün topluma yayabilmek COP’un başarılı sunumu için hayati önem taşımaktadır. Bunun için yerel gazeteler, radyolar ve televizyon istasyonları bölümün COP ile ilgili aktivitelerine geniş ve istekle yer vermektedirler. Sonuç olarak liderlik konseyi, COP için halk desteği ve mali destek bulabilmektedir. Destek alınacak kişilere vatandaşlar, iş sahipleri, seçilmişler, devlet kademelerinden seçilmişler ve diğer anahtar konumundaki kuruluşlarla medya ve polis de dahildir. Konsey, WPD için öncelikler ve hedefler belirlemektedir. Üç ayda bir toplanan Whiteville liderlik konseyi, gelişmede etkili ve gerekli olan toplumsal işbirliği ve bölüm için çok değerli olan geri besleme konularında kendini kanıtlamıştır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 8 CEO, COP’u arttırarak ve yavaşça uygulamalıdır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 9 Toplumun içinden gözlemci gruplar, başarılı bir COP çalışması için baş rolü oynarlar. CEO, bütün toplum polis memurlarının, toplum gözlem programını bilmelerini temin etmelidir. Kontrol cetveli ilerlemeyi gerçekleştirecektir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 10 Toplum polisleri kendi mıntıkalarındaki halkın ihtiyaçlarını ve haklarını belirlemek için araştırma yapmalıdırlar. Bunlar araştırmada yöneltecekleri soruları KISS prensibi içinde hazırlamaktadırlar. Yani Keep It Short and Simple= Kısa ve Basit Tut. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 11 CEO; vatandaşlardan, seçilmiş memurlardan ve toplumda önem sahibi kişilerden oluşan lider bir konsey oluşturmalıdır. Bu konsey düzenli bir şekilde toplanmalı ve vatandaşların haklarını tespit edip, çiğnenmiş haklarının iade edilmesini sağlamalıdır. 2.6. Devriye Görevi Sistemi WPD, 1996 yılının Ocak ayında kurum ve şehir çapında toplum destekli polisliği kurduğu zaman bütün memurlar devriye görevi sistemi çerçevesinde belirli sektörlerde çalışmak üzere görevlendirildiler (Devriye terimi, beat kelimesinin karşılığı olarak mıntıka anlamında kullanılmıştır. Birkaç mıntıka bir sektörü oluşturmaktadır). Bu sektörler onların kendi görev alanı oldu. CEO, toplum polisliği yapan memurlara herhangi bir yatay geçiş veya atama haricinde, kendi mıntıkalarında en az iki yıl çalışmalarını tavsiye etti. Bu belirli sorumluluk alanlarındaki görevlendirme, en üst seviyede önem verilen COP’un başlangıcındaki başarısını engelleyen bir diğer unsur olarak görülmekteydi. Memurlar ek olarak şunlar da kabul ettirilmiştir: COP’u yerine getirmek için gereken eğitimi almayı kabul ettiler. Zamanla, devriye araçlarından uzak kaldıklarında ihtiyaçları karşılanacaktı Başlarındaki liderlerinden başkana kadar ki komuta zincirinden destek göreceklerdi Zamanlarının üçte birini suçun önlenmesi faaliyetlerine ayıracaklardı ve geri kalan vakitlerinde şehir sakinleriyle tanışma, organizasyonlar, toplum izleme gruplarının toplantılarına katılma ve problemlerin tespiti ve çözümü için vatandaşlarla birlikte çalışma gibi COP aktivitelerinde bulunacaklardı. WPD memurları devriye görevi sistemiyle ilgili olarak iki önemli endişeye sahipler: Görevlendirildikleri devriyelerden ayrılmaları gerektiğinde ne gibi durumlarla karşılaşacaklardı? Mıntıkalarında devriye gezmelerinin yanı sıra bir de COP’un istediği problem çözümlü aktiviteleri yapma ve şehir sakinleriyle toplantılar düzenlemeye nasıl zaman ayıracaklardı? Bu tip sorular önem taşımakta ve nihayetinde çoğu güvenlik kuruluşunda toplum polislerini ve CEO’yu ya da her ikisini uygulamaktan vazgeçirecek yönde çok önemli değişiklikler ve endişeler yaratmaktadır. Birinci endişe, şef yardımcısıyken başkanın ilk şeflik dönemlerinden kalan bir sorun olarak, bir memur kendi bölgesinin birkaç blok kadar dışına çıkacaksa, amirinden izin almak zorundaydı. Kendisine ve memurlarına her ne kadar izin verilse de bu tür bir politikayla, memurların iyi niyetli tavırlarıyla yerine getirdikleri görevlerine birimin güvenmediği mesajı verilmiş oluyordu. Bunu bilen başkan makul bir yaklaşımla kendi memurlarına, bu vakti değerlendirdiklerine dair pozitif sonuçları göstermek zorunluluğu şartıyla görevlendirildikleri mıntıkalardan ayrılma serbestisi vermiştir. Daha önemli bölgelerde, kendi mıntıkalarının dışında amaçsızca dolaşan memurlar kabul edilmeyecek sonuçlar sunduklarında, örneğin toplum izleme organizasyonlarında eksiklikler gösterdiklerinde, ziyaretleri az gerçekleştirdiklerinde veya önceden koordine edilmiş olan işleri yapmadıkları zamanlarda, görevli oldukları mıntıkalarına yeterli zaman ve enerjiyi ayırmadıkları ortaya çıkmaktadır. İkinci endişe olarak, COP aktivitelerini yerine getirmek için zaman ayırma memurları ve müfettişleri yani her iki grubu da sıkıntıya sokmaktadır. Yardım istendiği böylesi durumlarda bütün polis memurlarının kararsız kaldıkları zamanlar olmuştur. Vatandaşlarla yüz yüze yapılan görüşmeler, bu karasız anların nedeni olan zaman dilimleri olmalıdırlar. Toplum izleme toplantılarına katılmalar ve benzeri faaliyetler memurlar ve müfettişlerin kendi aralarında özel bir koordinasyon kurmalarını gerektirmektedir, yine de genellikle toplantılar önceden planlanarak yapılmakta ve davetler başka bir takım üyesince gizli tutulmaktadır. Şehir sakinleri için uygun olan zamanlarda yapılacak ziyaretleri, memurların kendileri belirlemektedirler. Ancak çok az sayıda insanın müsait olabileceği Cumartesi ve Pazar sabahlarının erken saatlerinde memurlar nedense vatandaşların kapılarını çalarak ziyaretlerde bulunmaktadırlar. Polis kurumları üçte birlik işbaşı prensibini kullanarak görev dağılımı yapmalıdırlar: 1/3’i hizmet götürülecek ihbarlarla ilgilenmeye; 1/3’i idari işlerle(rapor tutma, devriye gezme vb.), 1/3’i de COP aktivitelerini de içine alan suç öncesi, suçun önlenmesine yönelik çalışmalar. Memurları yardım görevleriyle vakitlerinin yarısını harcayan kurumlar, yanlış bir bilgi doğrultusunda hareket etmektedirler. Bu kurumlar organizasyon yapılarını yeniden değerlendirilmeye tabi tutulmadıkları sürece COP organizasyonun kuruluşunu gerçekleştiremeyeceklerdir. Ne yazık ki kurumlar insan gücü eksikliğinden yakınmakta ve daha çok memura ihtiyaçlarının olduğunu dile getirmektedirler. Bu durumda CEO’nun yapabileceği tek şey, şehrin bütçe ağını elinde tutan başkan ya da meclis üyelerine yaklaşmak ve durumu bildirmektir. İnanılır bir güvence sağlamadıktan sonra böyle bir güvenlik çalışmasıyla etkili bir COP uygulamasının gerçekleştirilemeyeceği söz konusudur. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 12 Toplum polisliğinin başarısında, devriye hizmetleri önem taşımaktadır. CEO’ lar toplum polislerine özgürce davranma fırsatı vermelidir. Bununla birlikte bu geniş özgürlükten faydalanan polis memurları COP çalışmasına ilişkin objektif bir değerlendirme kazanmalıdırlar. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 13 COP yoğun bir faaliyettir. Eğer memurların COP faaliyetlerine katılacak vakitleri yoksa, WPD, üçte birlik işbaşı prensibindeki faaliyetleri tamamlayana kadar COP aktivitelerini erteleyebilmelidir. 2.7. Diğer Sorunlar COP’u kendi bölümlerine tanıtmayı planlayan CEO’lar ek meselelerin farkında olmalıdırlar. Kanun uygulayıcı kurumlar iki önemli yetersizlikle karşılaşabilirler: Para ve Personel. Başlangıçta, Whiteville’in iki polis memurunun harcamalarını karşılamak amacıyla, Kuzey Carolina Suç Kontrolü ve Kamu Güvenliği ödeneğinden, toplam ödeneğin % 75’lik miktarı kadar parasal yardım alındı. Eyalet ödeneği 1996 Haziranı’nda bitmiş olmasına rağmen, şehir bütün harcamaları üstlendi. CEO iki alternatif durum dışında, ödeneklerin tükeneceğini anlamalıdır. Bunlar; Bütün harcamaları ortadan kaldıran bir yasal yetkiyi kullanarak COP’u uygulamaya devam etmek. En azından ödenekle karşılanan insan kaynaklarını kullanarak COP faaliyetlerini uygulamak. Eğer birinci görüş arzu edilirse, bazı uygulamalarda COP faaliyetlerini ödenek alarak yürüten CEO’ların her memuru, diğer görevlerinin de COP faaliyetleri içinde yer almasının gerekliliğine inanmaktadır. Böylece girişim başarılı olsa da para bittiğinde COP faaliyetleri de sona erecektir. Maalesef bu senaryo çok yaşanmaktadır. Henüz COP bir veya iki memuru kullanmaya yeni başladığında Toplum Destekli Polisliğin ana özelliği, COP aktivitelerinin tümüne bütün polis memurlarının yön verebildiği bölüm dışı bir felsefe oluşuydu. Eğer organizasyonla ilgili veya parasal zorluklar baş gösterirse, CEO bu felsefesini uygulamaya koymak durumunda kalacaktır. COP Başarı Güvenceli Stratejiler*14 Başlangıç olarak genel kesime yönelik verilen maddi kaynak, kapsamlı, geniş amaçlar için yeni bir oluşumu geliştirebilir. Geleneksel polislik uygulamalarına ek olarak belirli bir alanda COP’a yatırım yapmak akıllıcadır, bununla birlikte COP çalışılan bölüm ve şehir dışında bütün memurlara birer takım öncüleri gibi davranıldığı özel yaklaşımı uygulamalıdır. 2.8. Toplum Polisliği Memurlarının Seçimi ve Alımı Whiteville’nin iki kişiden oluşan ilk toplum polisliği memurları gönüllü idiler, bu yeni tip polislikte yer almayı benimsemişlerdi. COP’un güçlü destekleyicileri olarak görev için en iyi adaydırlar. İki memurun da toplum polisliğini en iyi şekilde yaptığı söylenememektedir, nitekim bir sene çalıştıktan sonra COP’un bu iki memuru görevlerinden ayrıldılar. Bu memurlardan biri işini başka bir bölüm için bıraktı, diğer memur ise iki ay sonra klasik devriye görevine geri dönmek istedi. Nihayet başka bir kurumda çalışmak üzere ayrıldı. Her COP üyesinin kaybı bir yenilgiyi ortaya koydu. Sadece bölüm, COP taraftarını kaybetmekle kalmadı, ayrıca yüksek orandaki bu değişim halkla iletişim kurmada memurlar için zorluk doğurdu. Ayrıca yeni bisikletli memurlar ve diğer gerekli olan kaynaklar, bölüm içinde finansal bir güçlük doğurdu. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için kurum görev alımı prosedürlerini düzeltti. Toplum polisleri için görev alımı; birkaç ana unsuru içermelidir. İlk olarak, memurların bölgesel problemleri anlayabilmeleri ve bu problemlerin çözümü için vatandaşlarla işbirliği yapabilmeleri adına sosyal iletişim ve problem çözme kabiliyetlerine sahip olmaları gerekmektedir. Buna ilave olarak WPD, COP felsefesini temel alarak polis adaylarıyla titiz bir şekilde görüşmektedir. Özellikle adaylara hırsızlık, uyuşturucu kullanımı vb. toplumsal sorunları nasıl çözebilecekleri sorulmaktadır.. mülakatlarda yalnızca klasik polisliği tercih eden adaylar daha az oranla seçilmektedirler. Geleceğin toplum polisliği memurları, bölge sorunlarının temel nedenlerini araştırmalı ve bunların çözümünde etkileyici yaklaşımlar üretmelidir. İkinci olarak, etkili ve başarılı bir seçim uygunsuz COP memurlarını ayıklayacaktır. COP içindeki araştırma; toplum polisliği memurlarının 2-3 yıllık tecrübeye sahip olmaları gerektiğini, çünkü tecrübeli memurların genellikle sistem dışı Rambo tipi eğilimlerle karşılaştığını göstermektedir. Aksine yeni üyeler suçluları yakalamayı istedikleri için polisliği bir kariyer unsuru olarak seçmektedirler. Bununla birlikte sınırlandırılmış iş mıntıkasına ve uygulamalardaki cazip ücretlere göre, WPD genel olarak yenidir. Böylece 2-3 yılda oluşan bu tecrübenin rehber nitelikteki çözüm kitapçığı, Whiteville ve benzeri bölümlerin neyle karşılaşacaklarına dair konularda yol göstermelidir. Onun için tecrübeli personel yeterli değilse, CEO bölüme üye alırken seçim yapılmalıdır. Bu şekliyle dikkatli yapılan bir uygulama iyi iletişim kurabilen, halkla ilişkisi kuvvetli kişilerle, polisliğe insanları hapse atmak amacıyla giren ve şiddet dünyasını temizlemek niyetinde olan kişileri ayıracaktır. Üçüncü olarak, CEO bütün üyelere WPD’nin COP anlayışı üzerine kurulduğunu ve bütün memurların COP felsefesine bağlanması gerektiğini belirtmektedir. Aday bölümün Temel COP Yeterlilik ve Alan Eğitimi’ni tamamladıktan sonra, görevli bir memur ile bir COP devriyesinde görevlendirilmektedir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler*15 CEO, COP için çalışacak uygun kalitedeki bu adayları seçmelidir. Doğru adayların fiziksel ve ruhsal olarak uyumlu olmaya ihtiyaçları vardır fakat, bunlar problem çözebilmeli, halkla ilişki kurabilmeli, yönetim yokluğunda yeni kaynaklar araştırabilmelidir. Hepsinden önemlisi de seçilenler ve yeni görevlendirilen memurlar kurumun COP’a olan bağlılığını anlamalıdırlar. 2.9. Toplum Destekli Polislik Eğitimi WPD, COP yeterlilik eğitimini temel ve ileri seviye olmak üzere iki aşamalı olarak vermektedir. Temel seviyede eğitim şunlardan oluşmaktadır: Sınıf tanıtımı, bir COP memuruyla 4-6 saatlik pratik meslek eğitimi, 1 saatlik bisiklet eğitimi, yazılı test ve COP takım lideriyle görüşme. Temel seviyedeki eğitimi tamamlayan memurlar, tanıtıcı ziyaretlerin nasıl yapıldığını, toplumla iletişimin nasıl kurulabileceğini ve problemlerin çözümünde SARA modelini nasıl kullanabileceklerini öğrenmektedirler (SARA terimi; Scaning, Analysis, Response, Asessement kelimelerin baş harflerinden oluşmakta olup sırayla tarama, analiz etme, müdahale, değerlendirme işlemlerini karşılamaktadır). Temel seviyedeki eğitimi alan personel daha sonra ileri seviyede eğitime katılmaktadır. Bu eğitim Kuzey Carolina Adalet Akademisi (NCJA)’nin bünyesinde gerçekleştirilen iki kurstan oluşmaktadır. Her biri iki günlük olan bu kurslardan biri COP’un Tanıtımı, diğeri ise Toplum Polisleri İçin Problemlerin Çözümü adını taşımaktadır. Müfettişlik personeli ise TKY ve COP’un desteğinde NCJA’nın iki günlük liderlik üzerinde yoğunlaşan Lider Personel İçin COP Kursu eğitimi almaktadırlar. Gerekli eğitimi tümüyle tamamlayan memurlardan temel seviyede eğitim alanlar yeşil bir plaketle ödüllendirilmekteler. Memurlar COP eğitimi aldıklarını gösteren bu plaketleri üniformalarında gururla taşımaktadırlar. Öncelikle Whiteville’in toplum polislerinden her biri, eyalet ve federal devlet tarafından düzenlenen memurların COP prensiplerini ve tekniklerini öğrendikleri birincil seviyedeki kurslara devam ettiler. Memurlar seçilmiş bir konuda problem çözümü, toplantı tertibi ve yerlilerin ziyaret edilmeleri hakkında klasik polis metotlarının makul bir dengede kullanılmasını öğrendiler. Gelecek yıl ki amaçlarının bir parçası olarak, bu memurlar temel eğitim kursunu tamamladıktan sonra seçime tabi tutuldular. İlginçtir ki, her bir memur ve çavuş bu eğitimi yıllık şahsi amaçlarından biri olarak görmektedir. Geçmişte TKY için polis biriminin verdiği sözlerden biri olarak COP eğitimini tamamlayan memurlar, resmi olarak bu eğitime hak kazanmış oluyorlardı. Şu an WPD, kendi içindeki bütün yeni memurlar için temel COP yeterlilik eğitimini zorunlu hale getirmiştir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 16 Hizmet içi COP eğitimini alan memur ve müfettişlerden en basit eğitime tabi tutulanlar dahil hepsi, resmi bir polis akademisi kursuna katılıncaya kadar CEO tarafından desteklenmelidir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 17 Polisliğin bu yeni felsefesine katılan bütün memurlar ödüllendirilmelidir. 2.10. Performans Değerlendirilmesi Toplum polisliğinin dinamik yapısı, güvenlik kurumlarının personel ve programlarını baştan sona yeniden değerlendirilmelerini gerektirmektedir. Whiteville’nin amir sınıfı ayda bir kere, önceki ayın hedeflerini gözden geçirmek ve yeni hedefler saptamak için bir araya gelir. Amir sınıfı uygulamayı ekip sorumlularıyla da yapar. Bu yaklaşım iki açıdan incelenebilir. Birincisi, yakın ilişkinin ihmal edilmesi toplum içinde uyumsuzluk doğuracaktır. Polisin davranışının usulü ve etkinliğinin gözlenmesi ve gerekli olduğunda düzeltilmesi vatandaştan gelen şikayetleri azaltmaktadır. İkincisi, toplum polisliği memurları bazen ilişkinin geliştirildiği ve toplum izleme toplantılarının başladığı zamanlarda, işi yavaşlatabilmektedirler. Gözlemciler gözetiminde yapılan aylık toplantılar, memurların bu hayati aktiviteleri ihmal etmelerine izin vermemektedir. İster pozitif ister negatif olsun bu aylık görüşmeler, yıllık performans değerlendirmelerine göre uygulanmalıdır. WPD toplum polisliği memurları COP aktivitelerini belgelemek için çeşitli form ve listeler kullanırlar. Bunlar sonra ki süreçlerde personelin performansını değerlendirmede bir temel oluşturmaktadır. Memurların yıllık değerlendirme listeleri, sorunların çözümünde diğer COP aktivitelerine toplumun bakışını içermekte ve sonraki yıl için bir hedef teşkil etmektedir. 2.11. Disiplin Problemleri WPD’nin COP amaçlarını gerçekleştiremeyen memurlarla problemi vardır. Örneğin bir memurun aylık hedefi bölgelerindeki 40 kişiye kendisini tanıtmak, her kişi için 10 dakika ayırmak ve ikili görüşmeler için ziyaret formu kullanmaktır. Buna rağmen memur, 40 görüşmenin hepsini ayın son iki gününde yapmıştır. Bu görüşmeler bir veya iki dakikadan fazla sürmemiştir. Ek olarak sorumlu olduğu bölgede halk ile birlikte problem çözmek yerine memur, zamanını görevli olduğu bölge dışındaki bir yerde motosikletlilere trafik cezası yazarak harcamıştır. Bu tür durumlarda memurlara yönelik yapılan nasihatler ve uygulanan disiplin işlemleri bir işe yaramamıştır. Bölümden atılmadan önce atılacak memurlar, klasik polisliği uygulayan diğer birimlere geçmek için görevlerini bırakmaktadırlar. Bu durum yönetimdeki bir başka değişikliği yansıtmaktadır: Toplum polisliği memurlarının liderliği. Bu, COP’a karşı örgütlenmiş küçük bir tepki de olsa, memurları COP felsefesine motive etmekte zorluk yaratabilmektedir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 18 Klasik yıllık değerlendirmelere ilaveten CEO, çekirdek personel ile birlikte amaç saptamak için aylık olarak toplanmalıdır. Düzenli görüşmelerin ertelenmesi olumlu gelişmeleri bozabilir veya COP faaliyetini ciddi olarak arka plana itebilir. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 19 Kurumun performans sistemi, birimin COP çalışmalarındaki hedefleriyle uyuşmalıdır. Memurlar amaçlanan konulardaki değerlendirmeleriyle tanınmalıdırlar. Yeterli eğitim, destek ve kaynak aldıkları zannıyla programlarını aksatan memurlar, bu marjinal davranışlarının ölçüsüne göre eşit oranda takdire tabi olmalıdırlar. COP Başarı Güvenceli Stratejiler* 20 Gerekli eğitime, zamana, kaynağa sahip olduğu halde COP ölçülerine uyum sağlayamayan memurların düzenli bir şekilde disipline tabi tutulmaları gerekir. Bununla birlikte, planlanan hedefleri elde eden memurlar hatırlanmalı ve ödüllendirilmelidirler. Fransa’da halka yakın polisliğin felsefi altyapısı 1970’li yıllardan itibaren oluşturmaya başlanmış, 1980’li yıllardan itibaren de uygulanmaya konulmuştur. Bu yaklaşım toplumun tümünü temsil eden, halkla iletişimini geliştiren, tüm güvenlik aktörleriyle işbirliği halinde çalışan, görevleri yasayla tanımlanmış, suç öncesi çalışmalarına önem veren, kamusal alanda görünürlüğe sahip ve halkın kabul ettiği bir polis örgütünün oluşturulmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda konuşlandırılan halka yakın polis birimleri toplum destekli polisliğin gereklerini yerine getirmektedir. ABD’de Kuzey Carolina Whiteville Polis Biriminin başarılı toplum destekli polislik faaliyetleri 1996 ve 1997’de Toplum Destekli Polislik alanındaki üstünlüğünden dolayı Kuzey Carolina Adalet Akademisi için öğretici bir model oluşturmaktadır. Whiteville Polis Birimi kademeli olarak klasik polislik modelinden toplum destekli polislik anlayışına geçmiştir. Başlangıçta WPD, kurum içinde pozitif örgütsel kültür oluşturmuş ve toplam kalite yönetiminin prensiplerinin etkin bir şekilde uygulanmasını başarmıştır. Bu kurumdan iki memur şehrin içinde suç oranı fazla olan bir bölgede toplum destekli polisliği başlatmıştır. Ardından geliştirilen Başarı Güvenceli Stratejilerin bütün birim tarafından uygulanmasıyla toplum destekli polislikte başarı sağlanmıştır. Bu metotla amaçlanan yaklaşım şehir ve kurum çapında polis biriminin toplum polisliğine başarılı bir şekilde entegre olmasını sağlamıştır. Toplum destekli polislik halk tarafından suçu, suç korkusunu, sosyal yapı ve ilişkilerdeki bozulma ve tahribatı önleyici bir metot olarak görülmektedir ve polis-toplum iletişiminde arzu edilen düzeyin yakalanmasını temin etmiştir. |